dram etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dram etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Şubat 2012 Pazartesi

Anemone ~umutlar ve hayaller~


Az önce bir mahou shoujo animesi ararken denk geldim bu kısa animeye. Konunun mahou shoujo ile alakası yok genel olarak beğendim ama Spirited Away sayesinde her tren bekleyen kızla içimde "yine biri esinlenmiş" hissi oluşuyor. Ama sanırım bu tren esinlenmesi Sprited Away'den değil de Miyazawa Kenji'nin bütün Japonyaca sevilen Night on the Galactic Railroad kitabından kaynaklanıyor. (Şu kitabın adam gibi bir tercümesi yok ki alıyım.)

Anemono'nun hikayesi, harikalar diyarına sürüklenmiş bir kız hakkında. İç dünyasının -kalbinin- derinliklerine inerek kaybettiği önemli şeyi bulmasını anlatıyor.



5 dakikalık bu kısa animasyon hakkında yönetmeni Yamamoto Junichi:

"Bu animasyonu bir geleceğe sahip olmadıklarını düşünen Japon insanlar için yaşama umudu hakkındaki kendi düşüncemi ifade etme amacıyla yaptım. Japonya'da, intihar teşebbüslerinin sayısı 10 yıldır yıllık olarak 30000'i aşkın ki bu Irak Savaşında ölen ABD askerlerinin sayısının on katına denk geliyor.

Herkesin çocukluğunda hayalleri olduğunu ve umutla yaşadığına inanıyorum. Ancak, bana öyle geliyor ki insanlar hayallerini unutuyor veya kaybediyor ve büyüdükçe aynı rutinlere saplanıp kalıyor.

Japonya'nın ana problemlerini çözecek güce sahip olmasam da hayatlarındaki bütün engelleri aşabilsinler diye umarım insanlara hayaller, umutlar ve cesaret verebilirim. Bu nedenle bu animasyonu yaptım," diyor.

17 Kasım 2011 Perşembe

Binchou-tan びんちょうタン 11 & 12 {Son}


Binchou-tan'ın son bölümüne geçmeden biraz da mangadan bahsedelim. Her ne kadar animenin ardından yayınlanmış 4 ciltlik 4-koma manganın sadece 1. bölümü ingilizceye çevrilmiş olsa da daha ilk bölümden karakterlerin daha ayrıntılı işlendiği görülüyor. Örneğin Chiku-tan'ın dedesinin mesleğinden, Kunugitan'ın ev ortamından daha ayrıntılı bahsediliyor. 

Oyun şirketi Alchemist (Umineko) tarafından yaptırılan Binchou-tan, ARIA gibi aksiyonsuz, heyecansız ama anlamlı ve sakin bir seri. Aşırı chibi-deforme karakterleriyle çok çocuksu ama aynı zamanda ilgi çekici bazen acıklı bazen eğlenceli kısacık ama şirin bir seriydi.

Binchou-tan Bölüm 11 & 12 {SON}



10 Kasım 2011 Perşembe

Puella Magi Madoka Magica


梶浦由記 {Yuki Kajiura} - Sis puella magica!

DOWNLOAD 01 - Sis puella magica!.mp3

Mahou Shoujo Madoka Magica, Puella Magi Madoka Magica veya kısa adıyla Madoka, döneminin en çok konuşulan animesiydi. İlk 3 bölümü çok fazla ilgi çekmedi (ki gerçekten ilgi çekici bir yönü bulunmamakta ilk bölümlerin), ancak daha sonraki bölümler ile izleyici sayısı katlanarak arttı. Bunun nedeniyse konunun ilerleyişi beklenenin oldukça dışında. İlk bölümleri izleyenler veya sadece animenin afişine bakanlar anime hakkında çok büyük bir ihtimalle yanlış bir ilk izlenime sahip oluyor çünkü animenin verdiği ilk izlenim ile asıl konu arasında uçurum var. İlk 2 bölümünü izleyenler standart mahou shoujo animesi olduğunu düşünüp izlemeyi bırakmıştı (tabii sonradan bir çogu geri döndü bu anime neymiş diye).

Animenin yapımında oldukça fazla sayıda ünlü isim var; yapımcı firma Shaft (son dönemlere Bakemonogatari ile damgasını vurmuştur), senaryo yazarı Uragochi Gen (Fate/Zero ve Saya no Uta isimli visual novel yazarı), müziklerde ise Kajiura Yuki (Mai Hime).


梶浦由記 {Yuki Kajiura} - Salve, terrae magicae

DOWNLOAD 02 - Salve, terrae magicae.mp3

İlk olarak genel mahou shoujo konseptine bakalım. Bu tarzda normal bir şekilde hayatını sürdüren liseli (veya ortaokullu) bir sürü kızımız var bunlar yaşamlarını sürdürürken bir şekilde bir canlı (familiar deniliyor ufak hayvan şeklinde oluyor genelde bunlar) ile karşılaşır. Familiar bu kızlara bazı güçler verir ve kötülüklere karşı savaşmasını ister. Bu kızlar da kendi aralarında gruplanarak kötülüklere karşı savaşır bir yandan aşık olurlar çaktırmadan lise hayatına devam ederler sonlara doğru drama girmeye çalışır kızlardan biri ölür, diğerleri süper güçleri ile diriltmeye çalışırlar şeklinde konu gelişir genelde. Bu tarzda eski ama en bilinen örnek Sailor Moon olur sanırım. Yenilerden ise Nanoha'yı sayabiliriz.

Madoka da aynı şekilde konuya başlıyor. Normal bir okul hayatı yaşayan Madoka (ana karakterin adı da Madoka -çok ilginç- o yüzden karışıklık olabilir ama çok sorun olmaz sanırım) bir gün alışverişe çıkmışken bir yardım sesi duyar. Kafasının içinde duyduğu bu sese ilk başta anlam veremez ancak daha sonra bir şekilde bu sesin geldiği kaynağa doğru ilerlemeye başlayınca kedi benzeri bir yaratığın bir kızdan kaçmaya çalıştığını görür. Yanındaki bir arkadaşı ile birlikte bu canlıyı kızdan korur (kızın elinde de ufak bir kalkan var bu arada), onu takip eden kız da birkaç laf ederek oradan uzaklaşır. Kurtardığı yaratık da bildiğimiz teklifini yapar: "Bana kötülüklere karşı savaşmama yardım et ben de senin bir dileğini gerçekleştireyim."

31 Ekim 2011 Pazartesi

Binchou-tan びんちょうタン 9 & 10


Binchou-tan sakin hayatına yeni arkadaşlarıyla devam ediyor. Kunugitan'ın okulunda çalışırken boş vakitlerinde de beraber oynuyorlar. Bu bölümün bir yerinde Binhcou-tan "I love being alive!" diyor. Sanırım hikayenin amacı da bu mesaj. Arkasını döndüğünde yamuk bağlanmış kurdelası bile her şeyi tek başına yaptığının ve bir şekilde başardığını gösteriyor.

I LOVE BEING ALIVE! {Bölüm 9 & 10}

26 Ekim 2011 Çarşamba

Binchou-tan びんちょうタン {Bölüm 5 - 8}

Binchou-tan günlük maceralarına ve yeni arkadaşlar edinmeye devam ediyor. 
Bu bölümde Binchou-tan yeni bir iş de buluyor. 
Eğer önceki bölümleri görmediyseniz Bölüm 1 - 4 burada.

Binchou-tan Bölüm 5 & 6 (İngilizce Altyazılı)



Binchou-tan Bölüm 7 & 8 (İngilizce Altyazılı)

24 Ekim 2011 Pazartesi

Binchou-tan びんちょうタン {Bölüm 1 - 4}


Bu anime, dağda eski bir evde tek başına yaşayan, geçimini ihtiyaçlarını tek başına karşılayan minik bir kızın, Binchou-tan'ın hikayesi.

Binchou-tan her sabah kalkıp kahvaltısını yaptıktan sonra çok ilginç bir yöntemle ormana gidip sebze toplar. Pirinci azaldığında (sanırım animenin geçtiği dönem Japonya'da 2. dünya savaşı sonrası; o zaman yaşanan fakirlik, ailesiz kalan çocuklar ve pirincin altın değerinde olduğu bir dönemde geçiyormuş gibi görünüyor) şehre inip kendisine göre bir iş bulup azimle çalışıyor eve dönüşte bazen vitrinlere bazen de okul bahçesinde oynayan çocukları seyrediyor. Ve zamanla birbirinden ilginç arkadaşlar ediniyor.

Aslında çocuk animesi gibi görünse de çocuklar için çok acıklı mı gelebilir mi ya da hayatın zorluklarını öğrenmeleri açısından iyi mi olur bilemiyorum ama 2 yaşındaki yeğenime seyrettirdim biraz ilgisini çekti.

Seri 12 dakikalık 12 bölümden oluşuyor. Bölümler zaten kısa olduğundan Froth-Bite release'ini cartoonkutu twitvid kanalına yükledim indirmeden aşağıdan seyredebilirsiniz veya bütün bölümleri Baka-BT'den indirebilirsiniz.

Binchou-tan Bölüm 1 & 2 (İngilizce Altyazılı)

7 Ocak 2009 Çarşamba

Otoyomegatari ~ Türkmen manga & Hana to Yume 2009 Takvim

Emma'yı biliyor musunuz? Mori Kaoru'nun 7 ciltlik mangası ve 24 bölümle de animeye uyarlandı. Viktorya dönemi İngiltere'sinde geçen bir aşk hikayesi. Yani Mori Kaoru yakın zamana kadar detaylı bir İngiliz kültürü içeren bir manga hazırlıyordu. Emma bittiğinde herkes merakla Mori Kaoru'nun bir sonraki çalışmasının ne olacağını beklerken karşımıza bu türkmen kıyafetleriyle okuyla yayıyla "Amira Hergal" çıktı.Otoyomegatari'yi okumaya başlamadan önce Amira'nın resmini gördüğümde herhalde doğu kültüründen esinlenmiş bir manga diye düşünmüştüm, ama \('o')/ ağzım açık sayfaları geçerken aşırı ayrıntılı ve çok güzel bir anlatımla karşılaştım. TRT'nin gezelim görelim tarzı belgesellerini seyreder gibi oldum biraz da (^_^).

İpek Yolu'nun Asya'yı Akdeniz, Kuzey Afrika ve Avrupa'ya bağladığı 19. yüzyıl Orta Asya'sında, Hazar Denizi yakınında bir köyde, 20 yaşındaki Amira Hergal "Gelin" atıyla dağları aşarak uzak bir kasabadan kendisinden 8 yaş küçük Karluk Ayhan "Damat" ile evlenmek üzere gelir.(Türkan Şoray'ın filmi aklıma geliyor bu tanımı okuduğumda ama manga dünyamı çarpıtmak istemiyorum. Sizin de aklınıza o tarz bir senaryo gelmesin mangadan soğumayın:P kesinlikle hikaye çok şirin. :lol:)

14 Aralık 2008 Pazar

Toradora! ~ Aptal Bikini, Mini-Kaplan'a karşı!! Hepsi sadece bir ejderha için..

Aniyoshi Toradora!'yı bir kaç bölümden geriden sunsa da bu benim işime geliyor çünkü romanı okuyup ondan sonra bölümü seyretmek istiyorum. Sonra aradaki 7 farkı buluyorum (^.^). Bu yazıyı Toradora!'yı mahvediyorlar kitapla aynı animeye uyarlamıyorlar diye sızlanmak için yazmıyorum bölüm 7 ve 8 bence gayet güzel uyarlanmıştı ve keyifle seyrettim ama havuz sahnesindeki kesintilerden dolayı biraz sinir oldum, Taiga o kadar simiti ve kolluğu tahta kılıcını gizlemek için takmıştı ve o kollukları fırlatıp kılıçla saldırmıştı Ami-chan'a.. sonra nerede Taiga'nın bir elinde tahta kılıçla o tahtanın üzerinde yüzmesi? Bütün erkeklerin Ami-chan'ın bikinisini yakalamak için havuza atlamaları?! Ami-chan'ın "stay away stay away bastards!!" diye onlara bağırması? Sonra Ryuuji'ye dönüp, "heh hee bakmak ister misin?" diye göz kırpması?!!(hasta manyak kız :P) Taiga'nın Ryuuji'nin boğulduğunu görünce bir yandan Ryuuji'yi taşıyıp bir yandan yüzme tahtasıyla yüzmeye çalışması, artık kramp giren ayağının acısına dayanamayıp son gücüyle Ryuuji'yi tahtanın üzerine koyup kendi boğulmaya başlaması.. Kesinlikle roman'daki en güzel bölümlerdendi.. yani okumayanlar için diyorum Taiga bu kadar şey yaptı Ryuuji için te hee (*.*)...

Bu neredeyse en kargaşalı sahneyi animeye uyarlarken kesilen diyalogları ve sahneleri sadece Taiga hayranlarına Tenori Taiga'yı daha fazla anlatmak için yazıyorum. Evet biliyorum çok uzun oldu.. Devamını Okuyun...'a tıkladıktan sonra ne demek istediğimi anlayacaksınız uzun derken... Ama animede seyrederken Ryuuji'nin aslında neler düşündüğü, havuzda neler düşünerek kavga ettiği doğal olarak animede tam olarak yoktu. Ryuuji ilk defa Taiga'ya sinirlendi, ilk defa kapris yaptı. Toradora! Light Novel Vol 03 Chapter 4-5 bazı kısımları animede tam gösterilmeyen veya benim sevdiğim anları Baka-Tsuki'nin ingilizce çevirisinden Türkçe'ye çevirdim. Biraz Spitz dinleyerek arada eşlik ederek oraya buraya bakınarak bir altı saat sürdü T_T. Belki Light Novel'a karşı biraz daha ilgi çekmiş olurum umuduyla yaptım biraz da...

Taiga ve Ami-chan arasındaki iddia'dan sonra derste, Ryuji yanlışlıkla gelen notu üzerinde 2-C sınıfındaki herkese yazdığı için açar.

"1. Takasu Kupası! Ami-chan Tenori Taiga'ya karşı. Kişi başına 500 yen iddia! Not: Bu notu aşağıdaki kişilerin dışında sınıftaki herkese gezdirin: Ami-chan, Tiger, Takasu ve Hakem Kushieda."
Ryuji notu okuduktan sonra bütün sınıfa muhteşem gözleriyle bakar. "Biraz fazla olmuyorlar mı? Kendilerini ilgilendirmiyor diye bunu bir şova çeviriyorlar!?" Not üzerinde bir sürü imza vardı. Kağıdın üzerine çizilmiş boydan bir çizgide bir taraf Ami-chan'a diğer taraf ise Tiger'a aitti. Herkes ismini Ami-chan'ın sırasına yazmıştı ve Taiga'nın tarafı tamamen boştu. Herkes kendi fikrini de yazmayı ihmal etmemişti;

"İddiaya girmeye ne gerek var ki?"
"Tabiiki Ami-chan yüzmeyi kazanacak! Tiger dibe çökücektir!"
"Eğer bu bir savaş alanı olsaydı, Tiger'a oyumu kullanırdım."
"Tiger'ın hiç şansı yok! Kazanan şimdiden belli!"
"Bu arada, iş bu duruma geldiğine göre, Takasu-kun kendisini birdenbire önemli bir karar vermek zorunda kalırken buluyor. Neden?"
"O sadece Ami-chan ve Tiger arasındaki politik çatışmada kurbanlık bir koyun."
"Yani bu Ami-chan onun hakkında ciddi değil mi demek oluyor?"
"Tabiiki değil! Ami-chan kazansa bile, büyük ihtimalle Takasu'yu villasına götürmemek için bir yol düşünecektir..."
"Bence Tiger ve Takasu ciddiler. Ami-chan'a gelince, sonunda benimle beraber olucak."
"Aptal mısın?"
"Tabi tabi. Ami-chan 'benim" karım!"
"Hepiniz istediğiniz kadar hayal kurabilirsiniz!"
"Ami-chan'ı ben alıcam, çok teşekkürler!"
"Çoook acıktım ne zaman yemek arası olacak?"
"Bu savaşa Ami-chan'ın kalbi için katılmak istiyorum, nereye yazılıcam?"
"Herlkeze: Ami-chan benim, çok üzgünüm çocuklar."
"'Herkese' mi yazmaya çalışıyorsun?"
"Haruta'ya: Daha 'herkes' bile yazmayı beceremiyorsun, bundan daha ne kadar aptal olabilirsin?"
"Haruta'ya: Sadece adam kayırmak için mi buradasın?"
{Sınıfta bu sessiz fırtına koparken herşeyden habersiz tek kişi Minorin göz kapaklarına göz şekli çizmiş horluyor..XD}
 Aşağıda kızların yazdıklarını da okuyunca iyice kafayı yiyen Ryuuji, Haruta'nın aptallığını düşünürken babasından aldığı korkunç bakışlarından bir tane daha sınıfa fırlatır.
 

"Takasu-kun korkutucu görünse de, aslında oldukça kararsız. Bu yüzden kullanılıyor (LOL)"
"Katılıyorum. Takasu-kun = Zavallı çocuk. (LOL)"
"Ona ne yaparsan yap, sadece ağzını kapatıp kabul ediyor. (LOL)"
"Öyle görünüyor ki, tasması Tiger tarafından oldukça sıkı bağlanmış. (LOL)"

Bu kadar da olmaz! dedi Ryuuji. Kızların bana bu kadar alttan baktığını bilmiyordum. Bütün yorumların sonundaki "LOL"ların Ryuuji'nin kalbine bıçak gibi saplandığından bahsetmeye bile gerek yok.

"Hepinize göstericem kim işe yaramazmış.." dedi Ryuuji ve kalın keçeli kalemini aldı ve büyük harflerle Taiga'nın kolonunun altına ismini yazdı ve üstüne 3000 yen'i de ekledi. Bu nasıl, ha?

Kaplan ve ejderhaların her zaman bir ekip olduğundan haberleri yok tabi!! Ayrıca Ryuuji'nin kendisi zaten süper bir yüzücüydü. Yeterli vakit olduğuna göre, eğer Taiga'ya özel bir eğitim verirse Ami karşısında büyük bir gelişme göstericeğine inanıyordu.

"Böylece, bu iddiadaki büyük kazanan ben olucam.." kendi kendine mırıldandıktan sonra daha da sinir bozucu bir şey yapması gerekiyordu, Taiga ile anlaşmak. Kağıdı güzelce uçak şeklinde katladı ve Taiga'ya fırlattı. Bu arada sınıftan biri sessizce nefesini tuttu! Taiga notu okuduktan sonra sadece,

"Demek öyle..." dedi.

Pembe dudakları bunu söylerken şeytanca kıvrıldı ve kırmızı diliyle dudaklarını yalarken vahşi bir hayvanın gülümsemesini ortaya çıkardı... Yüzü bile kanla dolmuştu, ve solgun boynu heyecanla titredi.

O sırada öğretmen tahtaya yazdığı soruyu cevaplayacak birini arıyordu. Taiga ayağa kalktı, rasyonellikten yoksun korkutucu bakışlarlar atan gözleri şimdi etçil bir hayvanın yırtıcı içgüdüleriyle dolmuştu. Vahşi bir şekilde her öğrenciyi taradı.

Öğretmen titreyerek hala Taiga'dan bir cevap almaya çalışıyordu. Tahtaya doğru sıraların arasında ilerledi. O kanlı gözler şimdi bütün sınıfı şiddetiyle dolduruyordu. "Eekk!" "Özür dilerim.." Merhamet dileyenlerin sesleri ortalıkta yankılandı. Gülümseyerek Ryuuji'nin sırasının yanından geçerken gözleri arkadaşlıklarını doğrularcasına birleşti. Ama bir sonraki saniyede ayağı bir sandalyeye takıldı ve eğer Ryuuji eteğinden yakalamasıydı neredeyse düşücekti. Ama Taiga gülümsemeye devam etti ve aldırış etmedi. Tahtaya doğru yürürken bir kez daha ayağı takıldı ve aynı gülümsemeyle tekrar doğruldu... "Böyle bir durumda bile sakarlığını asla unutmuyor," diye düşündü Ryuuji. (Bayılıyorum Taiga'nın bu anlarını okumaya!! XD)
Bu muhteşem an böyle sona ererken Ryuuji ve Taiga havuzda yüzme çalışması sırasında Taiga'yı ellerinden tutarak havuzda ayaklarını çırpmayı öğretmeye çalışır. Birden nasıl annesinin kendisine bisiklet kullanmayı öğretirken onun haberi olmadan ellerini bıraktığını ve kendi başına sürmeyi öğrendiğini hatırlayıp aynı şeyi Taiga'ya yapmaya karar verir. Taiga anında dibe batmaya başlar. Taiga birden öksürerek kafasını çıkarır "Burası da neresi?? Ben kimim!!! Sen kimsin..." Ryuuji, "Harika şimdi de hafızasını kaybetti!" derken, Taiga Ryuuji'ye "hain elini bıraktın di mi?!!!" diye su atmaya başlar.. Ryuuji kendi kendine, "Çok şükür hafızası geldi," derin bir solur alır ama birden, "Bir dk.!! Sen suyun üzerinde duruyorsun!!" "Haa? Ne?! Olamaz!!" Diğer bir deyişle Taiga havuzun ortasında hiç bir yere tutunmadan duruyordur.
"Vauv! Harika! Yüzebiliyorum!", "Evet bunu kazanabiliriz!" Tam "çak" yapıcakken... "..Neden olduğunu anlamak için bir dahi olmaya gerek yok..." bulu bulu bulu bulu... Poseidon gibi suyun yüzüne çıkan Minorin, Taiga'nın arkasında belirdi. Tek koluyla Taiga'yı taşıyordu.

"Bu Takasu-kun'un suya düşürdüğü kara-sakarı Taiga mı..? Yoksa bu kara-sakarı Taiga...?" Öyle görünüyor ki Minorin bir süredir Taiga'yı suyun altında destekliyordu. Minori Taiga'yı Ryuuji'ye doğru itti ve ağzından baloncuklar çıkararak Poseidon gibi suya tekrar geri döndü ve yüzdü.

Onlar havuzun kenarına dönerken, diğerleri tekrar mırıldanmaya başladı, "Bu gidişle başaramayacak.." "Kazanmasına ihtimal yok.." "Yüzmek asla Tiger'ın özelliği değildi zaten.." "Denizkızı Ami-chan'la kıyaslanamaz bile.." (Neden Ryuuji ve Taiga'nın bu kadar sinirlendiğini anlayabiliyor musunuz?)

Muhteşem Havuz Kavgası...


 

"Yarın hava nasıl olucak?"
"Yağmur yağacak gibi görünüyor ve havuz kapalı olucak."
İkisi de ağızlarını rüyadaymışcasına kapadı ve karanlık gökyüzüne bakarak yüzen simite tutundular.

"Sanırım... böylesi.. daha iyi.." Taiga oldukça yorgun görünüyordu. Ryuuji ne demek istediğini çok iyi anladı.

"Öyle söyleme. Kitamura senin için oyunu kullandı!! Bunu duyduğun için mutlu olmalısın değil mi?"

Taiga'yı motive etmek için bu yolla, Ryuuji tek "kıvılcımı" kullandı, Taiga'nın gözlerindeki hırs ateşini yakabilmeyi umarak...

"Umm.."

"Umm da ne şimdi?"

Taiga dalgın bir şekilde suya bakıyordu. Ryuuji, "Buraya gelmek için o kadar sıkıntı çektik. Kitamura bile bizi destekliyor. Böyle davranman yanlış değil mi?" dedi.

Taiga cevap vermedi onun yerine gözlerini kapadı, Ryuuji, "artık kazanmakla ilgilenmiyor mu?!" diye düşündü. Farkına bile varmadan Ryuuji sinirlendi. Ami'nin daha önce söylediğini hatırladı; "Üzgünüm ama bunu ciddi bir şekilde kazanmayı düşünüyorum. Ve kazandığımda da yaz tatilini Takasu-kun'la beraber geçirebilmeyi gerçekten istiyorum."

Birden bire Taiga'nın kaybetme ihtimalini düşündü. Şu halde, zaten şimdiden kaybetmiş görünüyor! Zaten bir kara-sakarı olmanın doğal dezavantaji, Kitamura'nın onu benim için bu kadar çabaladığını görmesini istememesi diğer sebeplerdi. Belki de Taiga kazanmak istemiyordu, ama birdenbire onların tuzağına düşmüştü. Böyle giderse, diye düşündü Ryuuji, Taiga gerçekten kaybedebilir. Eğer gerçekten kaybederse, o zaman ben...

Birden bire yağmur yağmaya başladı ve büyük şemsiyelerin altına sığındılar onlardan başka herkes gitmişti.

Yağmur yağarken yemeklerini yiyorlardı. "Herkes yağmurun dinmesini beklemek yerine eve gitmiş gibi görünüyor." dedi Taiga. "Bu onların sorunu. Yağmur biter bitmez, havuzun akıntısız kısmına gidip çalışalım."

"Eğer üşütürsen bu herşeyin sonu olur, yemeğimiz bitince eve gidelim tamam mı?" diye önerdi Ryuuji, sadece Taiga'nın yorgun yüzünü düşünerek bunu söylemişti.

"Şimdiden eve mi gidelim? Ama yeterli çalışmadık."

"Eve gitmeyelim mi? Ama hava soğuyor. Devam etmek istediğine emin misin? Ben de devam etmeni isterim ama.."

"Evet, devam edicez. Soğuk olsa da.. Tereddütlü olsam da.. bir çok şey hakkında.. Ama yine de elimden gelenin en iyisini yapmak istiyorum." Ryuuji, "Gerçekten ne düşündüğünü anlamak çok zor," diye düşünürken birden, "işte bu! belki de biraz önce Kitamura ile ilgili söylediğim şeyden dolayı çalışmaya karar verdi!" dedi kendi kendine.

"Haklısın. Kitamura bu biletleri bize verdiğine göre, onun bize olan desteği anlamına geliyor. Eğer böyle ziyan edersek yazdık olur."

Taiga'nın gözlerini yukarı kaldırdı,

"Sebep bu değil! Hayır, değil. Bu kadar çabalıyorum çünkü... buna devam etmeye karar verdim çünkü.. Neyse, unut gitsin! senin gibi aptal bir köpeğe açıklamaya çalışmanın bir yararı yok ne de olsa!"

"Bu da ne demek şimdi?"

"Hiç bir şey!"

Ryuuji'nin Taiga'nın neden bu kadar sinirlendiği hakkında hiç bir fikri yoktu.

"Ben... bununla ilgili kararsız hissediyorum, anlıyor musun? Çünkü.. eğer böyle bir şey için bu kadar çabalarsam Kitamura-kun muhtemelen yine ilişkimizi yanlış anlayacak! Ama, ama.. Çabalamak istiyorum, İstiyorum!! Çünkü.. çünkü sen.."

Ryuuji ve Taiga'nın gözleri birleşti (no no kissing scene I'm sorry :PPP). Taiga'nın gözleri güçlü bir şekilde bakıyordu. Normalde Ryuuji bu bakışı anında kabul edecekti. Taiga ne derse desin, ne düşünürse düşünsün, her zaman onu nasıl daha iyi hissettireceğini düşünüyor olurdu. Ryuuji'nin Taiga'yı şımartma derecesi neredeyse acınası bir durumdaydı. Çünkü Ryuuji başından beri umutsuz bir şekilde iyi biriydi. Bazen Taiga'yı yemek masasını paylaştığı biri, bir kardeş olarak veya savaşta bir müttefik olarak davranırdı ve Taiga'nın aşırı sakarlığı ve kendisini ifade etmedeki yeteneksizliğini gayet iyi bilirdi.

Ama şu an, o bakışla yüzleşemiyordu...

"Seninle hiç bir ilgisi yok!" Taiga bunu dedikten sonra, her zamanki gibi yüzünü çevirdi ve soğuk bir şekilde Ryuuji'ye baktı. Ryuuji daha da sinirlenmişti. Nedenini kendisi de bilmiyordu. Çünkü hava daha da soğumaya başlamıştı? Yoksa yorgundu diye mi? Belki de yemekleri lezzetsizdi? Yoksa o notta yazan utanmaz yorumlar mı gururunu incitmişti?



Ya da sebep çok daha basit olabilir miydi? Taiga'ya her zaman iyi davranırdı, ama HER SEFERİNDE Taiga, "Ryuuji'nin benimle hiç bir ilgisi yok!" derdi.

"Ah.. Şimdi anladım! Boşver o zaman! Çalışmayı bırakalım.. nasılsa senin umrunda değil!"

Belki de bu duyguların hepsi Ryuuji'nin kalbinde zaten gömülü olduğu içindi.

Ryuuji'nin kaskatı sesini duyan, Taiga'nın gözlerindeki enerji değişti,

"Bu da ne demek oluyor? Kim demiş umrumda değil? Çalışmak istediğimi söylemedim mi? Eve gitmek istemiyorum devam etmek istiyorum demedim mi?"

"Kendini zorlama artık, nasılsa umrunda değil değil mi? Eğer öyleyse yarınki yarışı neden iptal etmiyorsun? Bu kadar çabalamanın anlamı ne? Ayrıca, Kitamura'ya beni hiç takmadığını da ispat etmiş olursun! Ben Ami'ye gidip onu gelmesini istemediğimi söylerim. Kushieda da gelmez zaten, eminim böylece mutlu olursun? Hiç bir şey hakkında endişelenmene de gerek kalmayacak, ne kadar güzel değil mi? Yaz boyunca her zaman marketten paket yemek setlerinden alabilirsin, veya Çin lokantasından sipariş verebilirsin!"

Taiga Ryuuji'ye gözleri öfkeyle dolu bir şekilde baktı,

"...Şunu bir daha söyle?"

"Ne dediysem aynen onu demek istedim! Çalışmana gerek yok, ve yarışmak zorunda da değilsin! Mutlu musun şimdi?! Kitamura da villaya gitmeyecek, ve sen de yemeklerini hallettikten sonra geriye düşünecek bir şey kalmıyor?! Benim kiminle nereye gittiğime ne karışmaya ne de engellemeye hiç bir hakkın yok!" (Ryuuji kendini aştı bu noktada...)

"Evet.. evet, haklısın!"

Taiga'nın kansız dudaklarından soğuk bir kahkaha çıktı,

"Yani şimdi gerçek rengini gösteriyorsun öyle mi? Eğer daha önce farketseydim, bir aptal gibi böyle acı çekmek zorunda kalmayacaktım!"

"Bu da ne demek şimdi?! Kendi rengimi göstermek?"

"Aslında gitmek istedin değil mi? Kawashima Ami'nin villasına? Güldürme beni! Aslında yazı şirin kızlarla geçirmek istiyorsun, değil mi? Eğer yaz tatilini benimle geçirirsen mahvolacağından bu anlaşılabilir tabii! Eğer bu kadar çok gitmek istiyorduysan, en başından söyleyebilirdin?! Yoksa.. Oh anladım! Beni kullanıyordun değil mi? Kendi kendine söylersen kötü hissedeceğin için, beni bir bahane olarak kullanmaya karar verdin, ve bir de 'Oh, aslında gitmek istemiyorum ama başka seçeneğim yok!' Aptal mısın?"

"Sen..."

Nasıl bu hale geldi?! Ryuuji'nin aklı öfkeden kör olmuştu. Neden hergün hava durumunu kontrol ettim? Neden sen suya tekmeler atacaksın diye vaktimi seni çalıştırmak için geçirdim? Buraya niye seninle geldim.. Ve bu küçük kızın böyle bir söylemeye cesareti var?! Kör mü oldun?


"Ne düşündüğünü GERÇEKTEN anlamıyorum!"

"O asıl benim söyleyeceğim şey!" Taiga kükredi, ama Ryuuji ne demek istediğini anlamadı. Bu sadece onu daha da sinirlendirdi ve devam etti,


"Her zaman böylesin! Herzaman! Benim umrunda olmadığını söyleyip, ama aslında, hemen kendi kendine varsayımlara atlayıp benim hatalı olduğumu sayıyorsun! Niye hep böyle olmalısın sanki? Ne yani Kawashima bana sarıldıysa?! Niye ben senin çirkin sözlerine katlanmak zorundayım?!" (Kawashima Ami'nin 5. bölüm sonundaki Ryuuji'yle olan sahnesinden bahsediyor.)

"Bundan bahsetmek zorunda mıydın şimdi?!"

Taiga öfkeden delirip masayı devirdi. Şemsiyeyi alıp Ryuuji'ye fırlattı.

"Neden?! Bana nedenini söyle? Neden anlayamıyorsun? Ben asla o olaya sinirlenmedim! Başından beri bunu söylemiyor muyum? Sadece biraz kızgın hissettim..."

Pat! Taiga yumruğunu göğsünün üzerine vurdu. Sesi kısılmaya başlamıştı.

"...benim ne düşündüğümü bildiklerini sanan insanlara sinirlendim. Hepsi bu! Benim Ryuuji'ye sinirlenmem de ne demek böyle?! Ryuuji bana ait demek isteyen bende ne var?! Bu da ne demek?! Ne anlıyorsun ki zaten? Kim benim Ryuuji'yi nasıl gördüğümü nasıl anlayabilir? Her kim anlayabilir ki? Bunu hiç kimseye söylemedim! Ben bile anlamıyorum!"

Ryuuji sadece Taiga'nın dediklerinin yarısını duydu. Taiga'nın ona fırlattığı şemsiyeden kaçarken çocuk havuzuna düşmüştü.

"Öhö, öhö.. Ne.. dedin biraz önce?!"

"Bırakıyorum dedim! Canın nereye istiyorsa gidebilirsin!"

Ryuuji, Taiga değişme odasına gözlerini ovalayıp koşarken arkasından baktı.

"Canın isterse, moron!" Böyle söylemesine rağmen, Ryuuji yine de Taiga'nın sakarca ayağının takılıp düşmesini umdu, ve önemli bir şeyi kaybetmesini ve gelip yardımını istemesini.. Bir iç çekip, "Seni aptal!" diyip herşeyin normale dönmesini umdu..

Sabah Ryuuji, Taiga'ya obento'sunu verirken,

"Yağmur yağıyor, umarım hava düzelir.." Taiga bir anlığına Ryuuji'ye baktı. Ryuuji, "Eğer düzelirse.. benim için yarışmada yüzeceksin değil mi?" dedi. Huh? Bunu söyledikten sonra başını eğdi şaşkınlıkla. Gerçekten Taiga'nın yarışmasını istiyor muyum? Nasılsa çoktan söylediğime göre... Ama, neden? Çünkü Kawashima ile villasına gitmek istemediğim için mi? Ama en başından reddetseydim daha kolay olmaz mıydı? O zaman sorun bir kerede çözülmüş olacaktı. Beni zorlayamazdı ki. Bunu söylememe rağmen, hayır diyemedim. Neden? Neden sadece reddetmedim, ama onun yerine Taiga'nın onu yenmesini istedim? Çünkü kimse bana sormadan sürüklemiş oldu diye mi? Kimse bana hayır deme şansını vermedi diye mi? Bu yüzden mi bunu bir bahane olarak kullandım ve ne düşündüğümü sormadı ve beni bu duruma zorla dedim? Ben aslında ne düşünüyorum bunun hakkında? 



Sonunda yarış başladığında ve Taiga kesinlikle Ryuuji'yi asla affetmeyeceğini söylemesine rağmen yarış yerine muhteşem ekipmanıyla gelir ve yerini alır. O kadar simidin altına sakladığı tahta kılıcıyla Ami'nin bikinisini alıp havuzun diğer köşesine fırlatır. Bütün erkekler havuza atlayıp Ami-chan'ın bikinisini yakalamaya çalışırken. Ryuuji, Taiga'nın ayağına kramp girdiğini farkedip havuza atlar. Kargaşa da kafasına yediği bir tekmeyle :p bilincini kaybedip boğulurken Taiga farkeder.

Ryuuji dibe doğru batarken son gördüğü şey Taiga kocaman yuvarlak gözleriyle ona bakarak kocaman çırpınışlarla etrafında döndüğüydü. Nefesini kaybederken, Taiga'nın sesi daha da uzaklaşmaya başlamıştı.. Ya da hayır, tekrar nefes alabiliyordu. Hareketsiz bedeninin zorla kaldırıldığını hissetti ve yüzme tahtasına konulduğunu. Taiga, "Yardım edin! Kahretsin," diye öksürerek bağırıyordu. Ryuuji'yi tutan küçük el güvenilir göründü, ama kolu tamamen hissizleşmişti ve görüşü gittikçe gidiyordu. Beyin sarsıntısı dedikleri şey bu mu diye düşündü. Sadece ona sarılan ele güvenebildi, başını bile kaldıramadı. Ryuuji tahtanın üzerinden tekrar suya kaydı ve soğuk havuz suyunu yuttu... Boğulmak üzereyken, küçük bir el onu boynundan yakaladı ve çenesinin altından sarıldı. Yavaşça ilerlediğini hissetti. Göz kapaklarını biraz açabildiğinde gördüğü sahne inanılmazdı.. ilk gördüğü şey..

"ühü.." Taiga ağlıyordu. Ama buna rağmen, Ryuuji'nin boynunu bırakmayacaktı. Kendisi batıcak bile olsa, yine de bitiş noktasına doğru zorla ilerleyen tahtasına çaresizce sarıldı. Bu noktaya gelmesine rağmen hala teslim olmayı kabul etmiyordu. Bir çocuk gibi ağlamasına rağmen yine de savaşmadan bırakmayacaktı.

Ama yine de arkalarında bir yunus gibi hızla ilerleyen bir şey vardı. Biri, "Niye Takasu, tiger'la yarışıyor?!" diye bağırdı. "Oha! Ami-chan yetişti!" "Takasu, seni..!" "Hadi, Ami-chan!"

Kim ne derse desin, Ryuuji, sadece yarı baygın bir şekilde cevap veremedi. Yunusun onları geçtiğini biliyordu. Ami sakarca ilerlemeye çalışan tahtayı kolaylıkla geçmişti. "Bitiş noktası! Adalet kazandı!!!" Ami bir şeyler söylemişti sanki.. Ami bunları söylerken aynı anda, tahtaya tutunan küçük el kavrayışını kaybetti. Alkışlar tam susmuşkan tekrar başladı. Biri, "Takasu ve tiger boğuluyor mu?" dedi.

Evet.

Boğuluyoruz.

Veya doğruyu söylemek gerekirse... bileği öncekinden daha da çok acıyan Taiga gücünün kalan son gramını da kullanarak Ryuuji'yi tahtanın üzerine yerleştirmiş dibe doğru batıyordu.

"OLAMAZ?!" Ami bağırdı. Muscle Kuro (Beden E. öğretmenleri) suya daldı ve krizi önledi.

Taiga acıyla öksürüyordu, yanında Ryuuji hala yarı baygın bir şekilde yatıyordu.

"Takasu iyi mi?"

"Hala nefes alıyor!"

"İyi, onu kliniğe taşıyalım!"

Hayır, Ben iyiyim.. Ciğerlerim nihayet biraz temiz oksijen çekti, bulanık aklım yerine geliyor. Ryuuji dirseğini kaldırıp bunları söylemek istedi...

"ONA DOKUNMAYIN!!!"

Hafifçe açılan gözleriyle, beklemediği bir şey gördü - Taiga gözleri kıpkırmızı saçları havaya kalkmış Ryuuji'nin üstünde tehdit eden bir kaplan gibi duruyordu.

"Aptallar, aptallar, aptallar! HEPİNİZ APTALSINIZ!!! Neden farketmediniz? Neden kimse yardıma gelmedi? Yaklaşmayın aptallar! aptallar! APTALLAR!!! Defolun!! Nefret ediyorum sizden!! Gidin, Defolun!! DEFOLUN MORONLAR!!!"

Öfkeden gözü dönmüştü. Kasları Muscle Kuro'nun kaslarıyla kıyaslanamasa da, Muscle Kuro geri çekilmişti, kaplan olarak bilinen kızın öfkeden gözü dönmüştü.

"AAARRRGGGGGGHHHHHH!!!!" vahşi bir hayvan gibi sinirli bir kükremeden sonra ağlayarak bağırdı,

"RYUUJI BENİM!!!! KİMSE ONA DOKUNMASIN!!!!!"

2-C sınıfının öğrencileri sessizliğe gömüldü. "...Hmmm..? Eh...?" Taiga söylediğinin ne anlama geldiğini sonunda farketti...

Bırakın biraz daha böyle kalayım! Ryuuji düşünmekten vazgeçti ve bütün düşüncelerini atarak gözlerini sıkıca kapadı. Ama Ryuuji tamamen baygın taklidi yapamadı, çünkü gülümsüyordu. Mutluyum, diye düşündü.

Taiga'nın öyle bağırdığını duyduğum için çok mutluyum. Ve.. evet, her zaman mutluydum... İster Taiga elimi tutarken ister arkama saklanırken... Ve ya benim Ami'nin villasına gitmemi istemezken.. veya yağmur yağsa bile çalışıcam derken... Ami bana sarılırken gördüğünde sinirlendiğinde de.. Şimdiye kadar farkına varamamış olsam da, herşeyden daha da mutluluk vericiydi. Taiga umrunda olmadığını söylediğinde çok sinirlendim ve kavga ettim. Ama şimdi, sonunda gülümseyebilirim. Mutlu olmalısın demiştin değil mi Taiga? Mutluyum.. Başından beri, her zaman...

(aaawww >______<......... sanıyorsunuz ki Ryuuji anladı Taiga'yı sevdiğini??? Hayır tabiiki.. o zaman kitap biter :P) Ryuuji, Taiga'ya bağırdığında haksız mıydı? Haklıydı bence ama annesinin de dediği gibi Taiga böyle biri, düşündüğünün tersini söylüyor. Havuzun kenarına geldiğinde, "Buraya senin için değil o aptal chihuahua'nın aptal bikinisine sinir olduğum için geldim!" diye bağırabiliyor. Vol 03'le Taiga'yı, Toradora'yı, Ryuuji'yi bir kez daha sevdim. Bu seri neden en iyi Romantik-Komedi dalında ödül almış daha iyi anlıyorum. Bu arada, Inko-chan'ın acı hikayesi de anime'de atlandı. Taiga, Ami'yi Ryuuji'nin üstünde gördükten sonra Inko-chan'ın kafesine eğilip saatlerce zavallı hayvana o muhteşem bakışlarıyla baktı, yemek yedi, konuştu (neler söyledi Allah bilir... XD).. Sonunda zavallı Inko-chan kalan son tüylerini de dökerek psikolojik şokla bayıldı. Ryuuji ve Taiga aceleyle Inko-chan'ı veterinere götürüp bir de orada bir saat kavga ettiler. Bu kadar kargaşayı animeye aktarmak zordur gerçi ama insan görmek istiyor. Minorin'in Poseidon sahnesini bekledim en azından.. Tenori Taiga bir numara yine de (>___<)!!

28 Kasım 2008 Cuma

"Tegami Bachi - Hikari to Ao no Gensou Yawa" Darwin T_T mendillerinizi hazırlayın...

The Fantasy Night Talk of Light and Blue (テガミバチ 〜光と青の幻想夜話〜, Tegami Bachi: Hikari to Ao no Gensou Yawa
Steak; Niche'nin, "Pişince çok lezzetli bir biftek olucak!" iltifatını aldıktan sonra gözleri gururla biraz da acıyla parıldarken...O(≧∇≦)O... Animeyi seyrederken zaten bir sürü ağladığımdan gülmek için Niche ve Steak'in antikalıklarıyla açıyorum yazıyı...
Anime'nin hikayesi Tegam Bachi'nin one shot'ından alınmış ve biraz da araya Gauche ile Lag'in ilk tanıştıkları zamandan kesitler yerleştirilmiş. Lag Seeing artık iyi ve güvenilir bir Letter Bee-Tegami Bachi'dir ve Ralgo Lloyd'un mektubunu Elena Fran'a götürme görevini alır. Mektubu yerine ulaştırabilmesi için Ralgo ona Darwin adında bir rehber önerir.
Lag, Niche, Steak ve yaşlı Darwin mektubu yerine ulaştırmak için yollarına devam ederken Darwin çok yaşlı olduğu için yürüyemeyecek duruma gelir, Lag ve Niche mektubu alacak kişi Elena'nın başına gelenleri ve önlerindeki yolun çok tehlikeli olduğunu öğrenirler. Dinlenmek için uğradıkları hanın sahibi Lag'in silahının neden amber taşı olmadığını sorar; Lag, Gauche ve Roda ile olan ilk karşılaşmalarını hatırlar..
Darwin hastalığına rağmen Lag'i yolculuğunda yalnız bırakmaz, beraber mektubu yerine ulaştırmak için yollarına devam ederler. Bir Gaichuu'nun saldırısına uğrarlar. Steak'i bu sahnede görmek lazım (^_^). Lag silahını ateşlediğinde Darwin'in hatıraları yağmaya başlar...
Buradan sonra gözyaşları içinde Darwin'e ağladığım için daha fazla spoiler vermek istemiyorum. Ama hikayenin one-shot'dan çok daha güzel ve akıcı bir şekilde işlendiğini söyleyebilirim. Anime'nin renkleri manganın havasını kesinlikle yansıtmıştı. Sadece o morumsu eflatunumsu ortamı ve yağan hatıraların sahnesi için bile seyredilebilir bu anime.
En azından hikaye güzel ve akıcı işlenmiş olsa da her zamanki gibi çizimler mangadaki gibi harika değildi. Gaichuu'lar mangadaki kadar detaylı ve güzel değildi ve animasyon da "eh işte" kıvamındaydı. Niche'nin saçları aslında sapsarı değil grimsi açık bir maviyken saçlarını kılıç olarak kullandığında uçları altın sarısına dönüşüyor. Bunu atlayıp tamamen sarı yapmışlar saçlarını buna tembellik diyoruz sanırsam..
Animeyi "DATS" grubu yayımladı da indirip seyredebildim, altyazı sanırım zaten Jump'a ait ama bana çok kötü bir altyazıymış gibi geldi. DVD versiyonu veya daha kaliteli bir versiyonu çıkarsa onu indirmeyi düşünüyorum. Umarım TV animesine uyarlanır ve eleştirileri dikkate alarak daha güzel bir animasyonla Lag, Niche ve Steak'in maceralarını seyredebiliriz. Bu özel bölümdeki kurguya bakarak hikayenin TV-serisinde de çok güzel işleneceğini düşünüyorum. Eğer mangayı okuyorsanız mutlaka seyretmelisiniz.. Eğer okumuyorsanız bir fikir sahibi olmak için seyredebilirsiniz..Animeyi Mininovadan torrentini alıp indirebilirsiniz.
Darwin sabırla beklerken... (T_T)
En güzel çizilen karakter "Gauche" {kya (>_<) fangirl çığlıkları} ve onun dingosu Roda'ydı.
Heyecanla TV Serisini beklerken ve Steak'in plush oyuncak hayalini kurarken minnasan, Mata ne!

27 Kasım 2008 Perşembe

"Tegami Bachi - Letter Bee" Mektuplarınızı kimler getirsin isterdiniz? - ver 1.02!

{Ben de mektuplarımın böyle şirin bir postacı tarafından getirilmesini istiyorum (>.<)}
Öncelikle eğer deli gibi her tür anime türünü seyreden bir manyaksanız (benim gibi) şu Tsuiteru tarafından yazılan 200+ Plus Life Lessons You Learned from Anime'yi okuyunuz. Ben çok eğlendim okurken (^_^).


"Burasi gecenin asla safagi görmedigi AMBERGROUND ülkesi. Yalnızca Baskent Akatsuki'yi aydinlatma amaciyla var olan insan yapimi bir günes, ülkenin etrafindaki bölgeleri örtüyor ve ileri dogru seyahat ettikçe parlakligini kaybediyor. Sadece Akatsuki'yi çevreleyen topraklari hafifçe aydinlatiyor, Yuusari bölgesinde alacakaranlik gibi ve Yodaka bölgesinde ay gibi parliyor. Posta Hizmeti Görevlisi (TEGAMI BACHI-LETTER BEE) GAUCHE ve küçük LAG, YODAKA'da Teslimatçi ve "Mektup" olarak ilk defa karsilastilar."

LAG Seeing en sulu gözlü, en dürüst, en görev aşkıyla yanıp tutuşan 12 yaşında bir TEGAMI BACHI-LETTER BEE. Lag 7 yaşındayken, ilk tanıştığı Tegami Bachi olan Gauche gibi olmak için hem de kaçırılan annesini bulmak için bir Tegami Bachi olmaya karar verir. Bundan 5 yıl sonra 12 yaşına geldiğinde TEGAMI BACHI sınavına girmek üzere yaşadığı yerden ayrılır yol üzerinde sonradan DINGO'su olacak NICHE ile karşılaşır. Ve sınavı başarıyla geçtikten sonra ise 5 yıl önce tanıştığı Gauche'in başına gelenleri duyar...


AMBERGROUND dünyayla bağlantısı kesilmiş dört tarafı okyanusla çevrili gecesine asla güneş doğmayan, sadece insan yapımı büyük bir yıldızla aydınlanan bir ülke. Ülke üç sınıfa bölünmüş; Başkent Akatsuki'de yaşayanlar özel, seçilmiş üst tabakadan insanlar; Yuusari'da yaşayanlar orta sınıf ve en son olarak en fakir sınıfın yaşadığı Yodaka.

Yodaka bölgesinde çok az yerleşim birimi bulunuyor ve genellikle çöllerle kaplı. Çöllerde ise GAICHUU denilen dev ve tehlikeli böcekler bulunuyor. Bu tehlikeli, devasa ama bir o kadar da güzel çizimlere sahip böcekler en ücra köşelerde bile bulunan şehirlere mektup götürme görevini alan Tegami Bachi'ler için büyük bir engel. Tegami Bachi'ler üzerine gerekli parayı verip (ki bu hiç de ucuz değil) pul yapıştırılan herşeyi "mektup" olarak yerine ulaştırabilirler bu bir insan olabilir, bir hayvan olabilir veya sadece normal bir mektup olabilir...



Bir Tegami Bachi olmak aynı zamanda bu dev böcekleri alt edebilmeyi de gerektiriyor. Bunun için ise bir AMBER taşına ve bir HEART silahına ihtiyaçları var. GAICHUU'ların sayısız farklı türü var ve bu zırhlı dev böceklerle savaşmak için hepsinin kendisine ait zayıf noktasını bilmek gerekiyor. Bu iş ise TEGAMI BACHI'lerin yol arkadaşları DINGO'ların görevi. Bir Dingo, Letter Bee silahını yüklerken zaman kazanmak için Gaichuu'ya saldırıp dikkati üstüne çeker ve Gaichuu'nun zayıf noktasını bulmaya yardımcı olur. Gaichuu'lara normal silahlar zarar veremez, bu yüzden TEGAMI BACHI'ler kalplerindeki yaşama, korku, acı veya sevinç duygularıyla silahları yükleyip ateş ederler. 

Lag Seeing ise amber ve silah açısından özel bir duruma sahip; doğal olarak çünkü hikayemizin kahramanı! Ama bu kahraman silahı buldum gücü buldum güç ben de tarzında bir kahraman değil. En sulu gözlü en duygusal, hemen duygulanıp deliler gibi ağlayan bir kahraman, çocuk! Sanırım en çok bu yanını seviyorum.

Mangaka Asada Hiroyuki önce çizimleriyle dikkatimi çekmişti ve daha çok I'll isimli basketbol temalı mangasıyla biliyordum (bu manga bir OVA'ya da sahip). Daha sonra Tegami Bachi'nin çok farklı bir tarza sahip olduğunu görünce okumaya başladım. I'll da çok okumak istediklerimin arasında ama henüz tamamen çevrilmediği için başlamak istemiyorum. Ama herhalde konuyu sevmeseydim bile sadece çizimlere bakmak için bu mangayı okurdum..




Veya Niche'nin evcil hayvanı "Steak" için.. Niche tam olarak insan değil ama bir hayvan da değil; saçlarını en keskin kılıçtan bile daha güçlü bir silah olarak kullanabilen, büyük pençelere sahip küçük bir kız. Çok nadir bir tür olduğundan sürekli yakalanıp, satılıp veya sergilenmekle geçen ömrü Lag ile karşılaştığında sona eriyor. Niche Lag'e güvenebileceğine karar verip kendisini Lag'in Dingo'su ilan ediyor böylece Lag hem çok yaramaz bir yol arkadaşına hem de en güçlü Dingo'lardan birine sahip oluyor. Niche, Lag'e her sinirlendiğinde Lag'in ona zorla giymesini sağladığı uzun donunu fırlatıp atıyor ve evden kaçıyor. Barıştıklarında ise hemen uzun donunu tekrar giyiyor (^____^).
 


Niche'nin evcil hayvanı Steak ise (ilk resimde Niche'nin kafasında dehşet cool (>_<) bakışlar atan beyaz tüylü şey) minik bir köpeğe benziyor ama Niche'den bekleneceği üzere kesinlikle normal bir hayvan değil.. Niche Steak'i adından da tahmin edebileceğiniz üzere acil "et" stoğu olarak yanında gezdiriyor, acıktığında buraya kadarmış steak diyerek tavaya atıyor zavallı hayvancağızı.. Bu yüzden Steak genelde tavadan veya fırından son anda kurtarıldığından tüyleri permalı bir şekilde geziyor. Ama herhalde en güzel yeri başka birinin dingo'suna hakaret etmek için "Steak bile ondan daha lezzetlidir" dediğinde Steak'in "hmph! evet öyle tabii" tavrına girmesiydi rofl (^____^). Aria Shachou ve Toradora'nın palmtop tiger'dan sonra, Steak oyuncak plush'ını istediğim anime karakterleri kervanına katıldı! Tegami Bachi önce One-shot olarak başladı ardından seri haline getirildi. Ve bu aralar Shounen Jump'ın sitesinde ücretsiz olarak yayımlanan 30 dakikalık bir animeye sahip. Sanırım karakterlerden ve seyredebildiğim kadarıyla oneshot'ın konusunu almışlar bu Tegami Bachi - Special bölümü için. Seyredebildiğim kadarıyla diyorum kendi bağlantı hızım animeyi seyredebilmeye yetmedi bağlantılarına güvenenler buradan animenin sayfasına ulaşıp gerekli browser downloadını yaptıktan sonra seyredebilirler. Anime 31 Ocak'a kadar bu sayfadan seyredilebilecek. Ben bir grubun animeyi sublayıp yayımlamasını bekleyeceğim mecburen (T.T). Ayrıca Shounen Jump'da 2009 yılında TV serisi olarak da animeye uyarlanacağı haberini verdi (>____<). Umarım kararlarını değiştirmezler ve bu özel Tegami Bachi bölümü büyük ilgi görür de (^_^) en az 12 bölümlük bir Tegami Bachi serisi seyredebiliriz.



Mangayı indirmek isteyenler MangaTraders'a üye olduktan sonra indirebilirler.

Sore dewa minnasan,
Asuka the Otaku!

10 Kasım 2008 Pazartesi

Kurogane no Linebarrel Anime Bölüm 01-04 - Adaletin Savaşçısı o kadar da kötü olmamış Gonzo ~_^



(Not: Planetes yazısına da anime'deki 5 şarkıyı ekledim dinlemek isteyenler Planetes'e tekrar uğrayın, yuu kopii?)

AME GA FURU - MAAYA SAKAMOTO - KUROGANE NO LINEBARREL ED01:





Fonda Maaya Sakamoto - Ame ga Furu eşliğinde Kurogane no Linebarrel anime hakkında yazıyorum; Gonzo'nun son rezaleti Dragonaut her aklıma geldiğinde böyle hafiften bir ürperme yaşadığımdan Linebarrel'e epey temkinli yaklaşmıştım öyleki indirdiğim halde seyretmeye cesaret edemiyordum. Az önce ilk dört bölümü seyrettim ve o kadar da kötü değilmiş diye düşünüyorum. Her ne kadar manga'daki gibi başlamamış olsa da hikayeden kopmadı ama görmek istediğim bir kaç sahne kesilmişti onları biraz sonra eklicem. Gerçi onlar da biraz haklılar fanservice koymadan anime yapmak istemiyorlar :P.


{Nasıl görünüyorum ama? Süper di mi?}

Kizaki Emi ve Hayase Kouichi'nin tam olarak birbirleriyle tanışmaya başlaması mangada o kadar geç gerçekleşti ki animeye tam olarak adapte etmek reyting açısından kötü olabilirdi. Neyse Gonzo yalvarıyorum, tanomimasu, Linebarrel'imi mahvetme şu ana kadarki olan fillerlara razıyım!


{3 bölüm bekledikten sonra Noto Mamiko'nun sesinden "Anata Saitei Desu!" duyduk nihayet.. Neler oluyor diyordum Emi sen iğrencsin iğrencsin die dolaşırken birdenbire seni kalpli önlüklerle Kouichi-san demeler kızarmalarla fln görünce nıck nıck}

Animede ilk 5 cilt boyunca görmediğim yeni karakterler gördüm (heh pembe! bir makina gördüm lol, bu karakterlerin boşluk doldurmak amacıyla yeni bir üretim mi yoksa manga'nın ilerleyen bölümlerinde mi ortaya çıkacaklarını bilemiyorum).



{Gonzo mümkünse Reiji-san ve onun mechası ile dolu fillerlar istiyorum. Kendisi manganın en cool karakteridir ...öhömhastasıyımöhöm... tabiiki Yajima'dan sonra!}



{Ve bence Linebarrel'den bile daha süper bir mecha'ya sahiptir ayrıntılı resimler için tıklayınız; 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8}

Hayase'nin Linebarrel ile karşılaşması ilk bölümde gerçekleşti. Emi'yi 5 cilt boyunca sürekli kendi kendine söylenen bir kız olarak tanıdıktan sonra ilk bölümlerde böyle bir karakterde görmek biraz garip geliyor ama neyse bildiğimiz haline dönecek sanırım.
Ama Hayase'nin Linebarrel'i çağırmak için elini Emi'nin göğsüne koyması her seferinde beni öldürdü.



Şöyle söylemeliyim 4. bölüm aynı manganın ilk cildi gibi süper bir şekilde bittiğinden bu yazıyı yazabiliyorum yoksa seyretmeyin sadece mangayı okuyun şeklinde bir uyarı notu düşecektim(o derece ümitsizdim yani).

Süper Yajima & Hayase Anları:

Manga ile ilgili Spoiler





Yajima ve Hayase'nin beraber minik iskeletorumsu robotlarla dövüştükleri sahnenin ve Hayase'nin Linebarrel'i çağırmak için Koi! koi! koi! koi! (gel!) diye yırtınmasını vermedikleri için çok mutsuzum.



Anime 4. Bölümü seyretmemişler için Spoiler


Ama sonunda 4. bölümde Yajima ve Hayase'nin hayır olamaz dedirten gözleri yaşartan ayrılma anı ve Hayase'nin intikam sahnesini ve delirmesini tam olarak vermeleri benim için bu seri güzel olacak demek oldu. Yajima'nın öldüğüne halen inanamıyorum bir yerlerden ortaya çıkıcakmış gibi geliyor :sob:. Asıl Hayase Kouichi bundan sonra başlıyor; Yajima'nın ölümüyle kendini buluyor gerçekten Seigi no Mikata (Ally of Justice) olmaya çalışıyor tabiiki hala her yaptığıyla hava atmaya çalışıyor lol.

Ve muhteşem sahne;




1 Ekim 2008 Çarşamba

Kurogane no Linebarrel Anime Promo & Manga {Mecha!!!, dünyayı kurtarmak? adalet savaşçısı?}



"Kyaaa o(^^o)(o^^)o!.." Bu Kurogane no Linebarrel'i bir oturuşta 5 ciltini okuduktan sonra animeyi beklerken yerimde duramayışımı temsil ediyor. İki adet promosunu buldum ve mangadan farklı görünüyor sanki Gonzo inşallah saçma sapan bir iş çıkarmamıştır(`ー´). Last Exile, Full Metal Panic!, Samurai 7 Gonzo'nun sevdiğim işleri.. Biraz umutluyum.. En azından Linebarrel'i canlandırılmış halini görmek için bile seyredebilirim. Mecha mangalarını okumayı bu yüzden sevmiyorum ne olursa olsun mecha'nın hareketliliğini tam olarak göremiyorsunuz ama yine de daha ilk ciltte yaşananlarla "Linebarrel" kendini sevdirdi.


Hikaye 2016 yılında Tokyo'da geçiyor, "Makina" denilen robotlar ve bu robotlara seçilen insanlara "Faktör" deniyor. Hayase Kouichi şans eseri "LINEBARREL" isimli Makina'nın Faktörü oluyor.


{Orta okula gitsem de nasıl hava atılır en iyi ben bilirim:P}


Aslında 10 cilt halinde devam ediyor ama sadece 5 cilt ingilizceye çevrilmiş heyecanla devamını bekliyorum. Dünyayı kurtarmak ve adaletin savaşçısı olmak ne kadar "klişe" gelse de bunu söyleyen kişinin orta okul öğrencisi "Hayase Kouichi" olduğunu düşününce gayet normal geliyor. Süper bir güce ve Linebarrel'e sahip olsam ben de aynı şeyi söylerdim lol ve ayrıca MECHA demek dünyayı kurtarmak demektir!!.

{Kötü Adam!!!}

Buradan sonrası ufak tefek spoiler içerebilir mangadan sayfalar ekliyorum, olaylar hakkında bir şey yazmadım.

Manganın ilk cildini Kouichi bu aptallıkla ne yapacak diye okuyordum ama ilk cildin sonuncu sayfasıyla tamamen fikrim değişti. Kouichi Gundam 00'daki Setsuna gibi "cool" değil kesinlikle ve "Bu robot var ya işte bu benim AHAHA!!! Ben var ya çok güçlüyüm!!!" veya LINEBARREL'i herkesin içinde çağırıp hava attığı için ya da "bu robot benim kişisel kullanım eşyam..." şeklindeki tavrından dolayı seviyorum kendisini. Kouichi, Tengen Toppa Gurren Lagann'da Simon'u seiyu'su Kakihara Tetsuya seslendirecek.

En önemli şey "Ne yapman gerektiği?" değil, "Ne yapmak istediğin?"




{Bu sahneyi anime'nin ilk bölümünde görücek miyim acaba!!!}




Manga'nın esas oğlanından bahsettim ama esas kızdan, Kizaki Emi, hiç bahsetmedim değil mi çünkü kendisi gıcık ötesi (^_^).. İlerleyen bölümlerde değişicek mi bilmiyorum. Aslında Kouichi kızın aslında kim olduğunu henüz 5. ciltte öğreniyor bu 5 kitap boyunca bu kız duvarların arkasından Kouichi'ye bakarak "You are the worst!" diyerek dolaşıyor. Bu arada Kizaki Emi'yi Nogizaka Haruka'nın seiyu'su Noto Mamiko seslendirecek. Haruka'dan sonra farklı bir karakter ama promo'da duyduğum kadarıyla bu gıcık kızın mıymıntılığına uymuş biraz, Promo'nun sonunda da "anata saitei desu!" şeklinde duyabilirsiniz..

Bakalım animede gelişmelerin sırası değişicek mi umarım değişmez çünkü manganın temposu ne aşırı hızlı ne de çok yavaş çok güzel bir şekilde gidiyor.. Promo'da ilk 5 kitapta görmediğim sahneler var sırf ecchi olsun diye fan-service yapmış olmak için saçmalık seyretmem umarım. Ayrıca animenin karakter çizimleri de gayet iyi görünüyor, mangadan farklı durmuyor.

Mangada Kouichi'den sonra sevdiğim ikinci karakter Domnyouji ve JUDA şirketinin başkanı Ishigami Kunio..

{Soldan Sağa JUDA Özel Birim üyeleri: Kizaki Emi, Destek Biriminin Başı (adını hatırlamıyorum), Yamashita Satoru, Moritsugu Reiji, Ishigami Kunio, Ogawa Yui, Shizuna Endo ve Izuna Endo (kız - erkek ikiz kardeşler), ve Hayase Kouichi.}


Opening ALI Project'e ait, bu grubu hiç sevmiyorum Code Geass'a yaptıklarını da sevmemiştim, promo'da duyduğum an kulaklarım rahatsız olmaya başladı. Neyse sevmediğim tek yani inşallah açılış şarkısı olur. Kapanış şarkısı ise Maaya Sakamoto'ya ait.



Bu adresteki promoyu daha çok seviyorum ama bir türlü blogger'a yükleyemedim saatlerdir uğraşıyorum!!Tıklayınız!

Nihayet sevdiğim promoyu da yükleyebildim..;

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Kategoriler

Anime (103) shounen (58) Komedi (33) Manga (29) dram (28) aksiyon (26) Slice of Life (23) doğaüstü (18) Bleach (16) Haber (16) shoujo (16) düşlem (13) gizem (13) Nichijou (11) Seinen (10) macera (10) korku (9) Kyoto Animation (8) Zombie Loan (8) Light Novel (7) Müzik (7) OST (7) bilim kurgu (6) kış 2012 (5) Binchou-tan (4) Harem (4) Kyou Kara Maoh (4) Natsume Yuujinchou (4) ToraDora (4) froth-bite (4) mecha (4) Ecchi (3) Puella Magi Madoka Magica (3) Shakugan no Shana II (3) Tarihi (3) hayao miyazaki (3) mahou shoujo (3) Baka to Test (2) Danshi Koukousei no Nichijou (2) Fangirling (2) Ika Musume (2) Kurenai (2) Kurogane no Linebarrel (2) Maria+Holic (2) OVA (2) Shugo Chara (2) Skip Beat (2) Takvim (2) Tegami Bachi (2) Toshokan Sensou (2) bishounen (2) ef - a tale of memories (2) isao takahata (2) psikolojik (2) rinne no lagrange (2) studio ghibli (2) AAA (1) Adarushan no Hanayome (1) Akagami no Shirayuki Hime (1) Akikan (1) Akuma to Dolce (1) Allison to Lillia (1) Anket (1) Ashita no Yoichi (1) Azumanga Daioh (1) Baby Princess (1) Birdy the Mighty (1) Bokura Wa Itsumo (1) Chi's Sweet Home (1) Double Arts (1) Eensy Weensy Monster (1) Freedom (1) Fullmetal Alchemist (1) Genji Monogatari Sennenki (1) Genshiken (1) Gosick (1) Hakushaku to Yousei (1) Hana to Akuma (1) Hetalia Axis Powers (1) Hidamari Sketch (1) Honey Hunt (1) Hoshi wa Utau (1) Inuyasha (1) Itazura na Kiss (1) Junk Town (1) Kamisama Dolls (1) Kemono no Souja Erin (1) Kigeki (1) Kiniro no Corda (1) Koibana Koiseyo Hanabi (1) Konnichiwa Anne (1) Koukaku no Regios (1) Kurokami (1) Kuroshitsuji (1) Kyou Koi wo Hajimemasu (1) Kyousogiga (1) Last Exile (1) Lovely Complex (1) Mahou Tsukai ni Taisetsu na Koto - Natsu no Sora (1) Maria-sama ga Miteru (1) Muv-Luv (1) Nodame Cantabile (1) Number (1) Nurarihyon no Mago (1) OAV (1) ONA (1) Otoyomegatari (1) Planetes (1) Psyren (1) RideBack (1) Romantik (1) Sangatsu no Lion (1) Sekai Meisaku Gekijou (1) Sekirei (1) Shout (1) Shuhei Kita (1) Sket Dance (1) Soul Eater (1) Sousei no Aquarion (1) Special A (1) Stranger - Mukou Hadan (1) Viper's Creed (1) Wallpaper (1) White Album (1) Z-Mazinger (1) Zettai Heiwa Daisakusen (1) a channel (1) ame to shoujo to watashi no tegami (1) anemone (1) aniplex (1) another (1) arete hime (1) askeri (1) detective conan (1) figür (1) flcl (1) fruits basket (1) fumiko no kokuhaku (1) fushigi yuugi (1) gainax (1) ghibli müzesi (1) goro miyazaki (1) hiiro no kakera (1) iblard jikan (1) inoue naohisa (1) inu x boku SS (1) japonya (1) josei (1) kill me baby (1) koisento (1) lucky star (1) mashiro no oto (1) mimi wo sumaseba (1) monster (1) neon genesis evangelion (1) out of sight (1) oyun (1) recorder to randoseru (1) sayonara zetsubou sensei (1) seiyuu (1) shaft (1) shitsuren chocolatier (1) sinema (1) smut (1) sora no woto (1) the pillows (1) tokyo (1) tokyo marble chocolate (1) un-go (1) vinland saga (1) watashi ni xx shinasai (1) yamanade (1) yuki kajiura (1) zero no tsukaima (1)