Komedi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Komedi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Nisan 2012 Çarşamba

En komik NICHIJOU anları {8}


Bu kadar çok sahne kestim ama daha neler neler vardı diyebilirim.

Bütün seri boyunca en sevmediğim karakterler Hakase, Nano ve Nakamura Sensei idi. Özellikle Nakamura'nın seslendirilmesine bile tahammül edemiyordum. Aslında Ga-rei: Zero'dan Yomi'yi seslendirmiş biri neden beni gıcık etti bilmiyorum. Seiyu'da değil yine karakterde bir sorun var demek.

23 Nisan 2012 Pazartesi

A Channel +Smile 1 & 2

Ciddiyetten yoksun görünen aşırı şirin karakter çizimlerinin yanında başarılı seiyuların karakterlere çok uyumlu şapşal/ciddi ve başarılı seslendirmelerine sahip bir anime.

28 Şubat 2012 Salı

En komik Nichijou anları {9} Ders çalışmak!

  
Mottomuz: "Çalışmak istemiyorummm fırfırlı kertenkele olmak istiyorummm!!!"

Herhalde bundan sonra Nichijou klibi yayımlamam. Aslında daha neler neler vardı ama ben video kesmekten yoruldum. Aşağıdaki Yukko krizlerini tüm dersi/işi olup da çalışmak istemeyenlere hediye ediyorum.


Yukko hayatın anlamını sorguluyor:



18 Şubat 2012 Cumartesi

Fushigi Yuugi ~shoujo mode on~


Aşağıdakilari 52 bölümü 24 saat içinde seyrederek gözlerimi ağlamaktan/gülmekten kör ettikten sonra OVA'ların inmesini beklerken çok eskiden yazmıştım. Aşağıda yazanların spoiler kategorisinde olduğunu düşünmüyorum çünkü o kadar çok olay, macera gelişiyor ki bunlar önemsiz ayrıntılar olarak kalıyor (Bu yazıyı 2006'da başka bir yere yazmıştım ama şimdi biraz daha eklemeler ve düzeltmeler yapıp burada yayımlıyorum).

Zettai Kareshi, Ayashi no Ceres gibi shoujoların mangakası WATASE Yuu'nun bir diğer shoujosu da Fushigi Yuugi'dir.  

Fushigi Yuugi Açılış Şarkısı - Satou Akemi - Itooshi Hito no Tameni



Sket Dance'i takip edenler varsa oradaki mangaka olmak isteyen "Roman" karakterini biliyordur. Bütün shoujo klişelerini -sabahları ağzında tostla evden "Geç kaldım! Geç kaldım!" diyerek çıkmaya kadar- kendi hayatına uygulamış kadar shoujo türünü seven bir karakter. İşte Roman'ı seyrederken görülen klişelerin belkide "klişe" olmasının nedenlerinden biri bu mangadır. Sakar, tembel, sıradan bir kız ve onun birdenbire başına gelenler.

Miaka ve Yui orta sona giden ve lise sınavlarına hazırlanan çok iyi iki arkadaştır. Bir şekilde kütüphaneye giderler ve Miaka orada anka kuşuna benzeyen kırmızı bir kuş görür. Kuşu izleyerek gizli belgelerin ve kitapların olduğu bir odaya girer. Yui de ardından gelir. Yerde bir kitap açık bir şekilde durmaktadır; "the Universe of the Four Gods".


14 Şubat 2012 Salı

Çikolata Günü ~çok romantik~

Bu da bir seçenek!..
Kişisel olarak V-Day için hiçbir zaman ne "aman ne gereksiz para tuzağı" ne de "keşke sevgilim olsaydı da kutlasaydım T_T" gibi düşündüm. Ama yok adam size gelip "para tuzağı bunlar aşkım hem Japonya'da kızlar veriyormuş" geyiği yaparsa çok akıllısın sen diyip tekmeyi vurun derim. Bahane fasafiso. Çok mu zor iki kuruşa bir çiçek almak? O zaman ben de bir çikolatalı pasta inşaa ederim tabii ki.

Japon erkeklerinde nedense bir "ben tatlı sevmem sert acı şeyler severim bebeğim!" tribi var. Okuduğum yazıyla beşyüzküsür mangada bunu tespit ettim. Bu hep garibime gitmiştir. Biz böyle görmedik. Erkek dediğin bir tepsi baklava yer. Gerçi Uzak Doğu mutfağında pek tatlı da yok, olanlar da çok çok tatlı değil bildiğim kadarıyla. Alışkanlık meselesi olabilir.

Japonya'da kızlar çikolata alıyormuş mantığında erkeklerin unuttuğu bir nokta var eğer kızdan bu çikolatayı kabul ediyorsan "Beyaz Gün" denilen 14 Mart'da da çikolata veren kıza bir hediye alacaksın. Çikolata çikolata derken bunu unutmayın.

Japonya'da kızların çikolata alıp, evde yapıp, sevdiklerine "kokuhaku" (ilan-ı aşk) yapma azimlerinden ne mangalar ne anime bölümleri ortaya çıkmış.

Bugüne özel olarak "Marisa" ile 14 Şubat ile ilgili bazıları eğlenceli, komik bazıları romantik anime bölümlerini toparladık.

Japon olsaydım çikolatayı yapardım sonra ben yerdim!

Tokyo Marble Chocolate

Tokyo Marble Chocolate, tam bir 14 Şubat animesi. İlk çıktığında özellikle Seamo ve Sukima Switch'in (en sevdiğim Japon gruplardan) bölüm kapanışlarıyla da ses yapmıştı ki ikisi de çok güzel şarkılar. İkisini de aşağıdaki V-Day özel romantik playlistimize ekledim.

28 Aralık 2011 Çarşamba

En komik Nichijou anları {7}



Bu animeden aklımda kalanlar Mio'nun Coupling'deki Steve gibi kendini kaybettiği anlardır. Nasıl ikisini birbirine benzettin demeyin. Hakikaten ikisi de sabredip sabredip en olmadık yerde patlıyor. Mio'nun bir "yakisaba - yakisoba da yo!!" patlayışı bana Steve'in minder patlamasını hatırlatıyor. Aynı coşku aynı delirmek! :)

20. bölüm en çok kendimi yerlere atıp güldüğüm ve tekrar tekrar seyrettiğim bölümdür; Mio'nun dizlerini döve döve çıldırması kaçırılamaz. Yukko'nun aptal konumuna düşmemek için sürekli çabalaması ama her seferinde başarısız olması, sürekli hata yapması ve en önemlisi son derece iyi niyetli olması başlıca özelliklerinden.Tam anlamıyla saf bir insan. Zaten Nichijou'yu seyrederken insanın aklından "böyle bir olay olmadı mı," ya da "ben de böyle bir insan tanıyordum," "ben de bu salaklığı yaptım," diye düşünerek "sıradan bir hayatın" komik anları yakalanıyor. Örneğin starbucks'taki kahve siparişi, restorandaki yemek siparişi (garsonun gelmesini beklemek ve benim tabağım diye atlayıp eli boşta kalmak LOL) sıradan ama komik anlar.



Trick or Treat - 18. Bölüm

24 Aralık 2011 Cumartesi

Baby Princess 2D Paradise Love ~boyoyoooonng~


Normalde bir anime, film vesair indireceksem mutlaka konusu neymiş, kim yapmış, neden yapmış :p tarzında uzunca araştırırım öyle seyrederim. Bazen de böyle bir çılgınlık yapıp bu da neymiş bir indireyim diyerek seyrettiğim şeyler de oluyor. Baby Princess de onlardan biri. Ika-Musume'yi indirirken FFFPeeps'de bunu da görüp indirdim. OAV 3D olarak da yayınlanmış ama henüz internete düşmedi. 2D kalitesi de çok iyi. Orijinalde bir Light Novel, ama animeye uyarlanan her novel gibi mangası da başlamış. Onii-chan & Ecchi konseptini son derece abartmış diyebilirim. Çünkü bu ailede tam 19 tane kız kardeş var.

En komik Nichijou anları {6} Starbucks vs kahve otomatı

Uzun bir aradan sonra Nichijou'dan kliplerime devam ediyorum. Özellikle bu bölümler beni yerlere yatırmıştı. Hani Starbucks'ın açıldığı ilk günden beri olan bir tartışma vardır ya? "Starbucks'tan içecegine -sanki Nescafe babasının malıymış gibi- git nescafe iç!" diyenlerin aşağıdaki klipteki "dodododopppiioo?!" şeklinde bir anıları olmuş herhalde diye düşünüyorum. LOL 

Mio'nun kahve tercihine yorumumsa; beyaz çikolatayı sevmiyorum mokasını sevemiyorum ama bunun bir benzerini ahdettim ben de ısmarlayacağım ama artık 30tl filan mı tutar bir fikrim yok. :P

Unutmadan ekleyelim Mio-chan sinirlenince 10 kaplan gücündedir.

Doppiooo - 16. Bölüm

16 Aralık 2011 Cuma

Danshi Koukousei no Nichijou 5 & 6 {mini klipler}

Danshi Koukousei no Nichijou'nun mini klipleri çıkmaya devam ediyor. Bunlar asıl bölümlerden alınmış kısımlar değildir umarım. Preview dediğine göre muhtemelen öyle olucak. İtiraf ediyorum çok salak bir komedi tam bir "gag" manga/anime yine de çok eğleniyorum seyrederken. Ama içimden bir ses liseli erkeklerden nefret eden bir mangakası var sanırım diyor. Bir yerin dibine sokma durumu söz konusu. :p Bu sefer 6. bölümü epey beğendim ama 5'te de güzel bir dokundurma vardı. Bu seriden erkekler nefret mi edicek yoksa çok mu sevicek? Liseliler aynı şeyleri okulda yapmayı denicek mi? Heyecanla bekliyorum. (^o^) Borastus hiç böyle şeyler yapmadıklarını iddia ediyor. >_>

Bölüm videoları aşağıda...

5 Aralık 2011 Pazartesi

Kış 2012 Sezonu {3} Danshi Koukousei no Nichijou


Erkek lisesine giden öğrencilerin normal hayatlarının komik yönlerini ele alan aynı isimli mangadan uyarlama bir seri. Prodüksiyon Sunrise'a ait. Dört tane preview tadında 6-7 dakikalık bölümler yayınlanmış ama aslında Ocak'ta başlıyacak. Aşağıdan ingilizce altyazılı versiyonlarını seyredebilirsiniz.

Tadakuni: Irino, Miyu (Aynı zamanda Spirited Away'den Haku'yu seslendiren seiyudur.)
Hidenori: Sugita, Tomokazu (Gintama'dan Sakata Gintoki ve Sket Dance'den Switch'i seslendiriyor.)
Yoshitake: Suzumura, Kenichi (D.Gray Man'dan Lavi, Juuni Kokki'den Rakushun, Kara no Kyoukai'den Kokutou Mikiya)
Literature Girl-Edebi Kız: Hikasa, Youko (K-ON'dan Mio)

26 Kasım 2011 Cumartesi

En komik Nichijou anları {5}


Nichijou'da en fazla Mio'ya odaklanmıştım ama Yukko olmadan Mio-chan, chan-Miooo! olamazdı :p Bu sefer Yukko anları ağırlıkta.

19 Kasım 2011 Cumartesi

En komik Nichijou anları {4}


Nichijou bitti ama geri dönüp dönüp seyredip gülmeye devam ediyorum ve Yukko'nun çilesi de devam ediyor. Her ortamda dikkat çekmeye çalışıp her seferinde işi yolunda gitmeyen ama azimle yılmayan Yukko, restoranda en havalı yemeğin siparişini verir, "Şu an çok havalı bir sipariş verdim. Hımph en güzelini ben biliyorum! Hehehe!!!". Ardından ise Yukko'nun efsane sivrisinek savaşı var.

Yukko'nun siparişi - 9. Bölüm



Yukko'nun sinek avı - 9. Bölüm

18 Kasım 2011 Cuma

Baka to Test to Shoukanjuu {sezon 1 & 2 inceleme}


Baka to Test, Inoue Kenji'nin yazdığı ilk light noveldir. Seri belli bir başarı elde edince anime ve manga adaptasyonları piyasaya sürüldü. Yazı anime hakkında olacak, manga hakkında kısaca bahsedecek olursak ayda bir chapter çıkıyor yaklaşık 30 sayfa kadar ancak düzenli çeviren bir grup ne yazık ki henüz çıkmadı.

{Asuka not: Baka-Tsuki 2009'da Light Novel'ı çevirmeye başlamıştı ve yavaş yavaş ilerliyor. Şu an ilk Vol 1 -Vol 3,5 arası full ingilizce olarak okunabilir. Ama LN animeyle aynı örgüde ilerlemiyor.}

Baka to Test'in yapımcısı Silver Link. Pek bilinen bir yapımcı değil çünkü daha önceden yardımcı stüdyo olarak çalışıyordu. Baka to Test ilk ciddi yapımlarından olduğu söylenebilir. 2011 sonbahar döneminde de C3 isimli animeyi yapıyor.

Anime daha çok okul komedisi türünde. Tabii ki beklenildiği gibi aşk ve biraz da aksiyon unsurları da yer alıyor.


Animenin konusuna geçecek olursak, hikayemizin geçtiği okulda sınıfların belirlenmesi için yeni bir sistem kullanılmasına karar verilir. Bu sisteme göre öğrenciler ilk olarak bir sınıf belirleme sınavı benzeri bir sınava girip sonucuna göre sınıflara dağılırlar. Asıl yenilik ise bundan sonrası, sınıflardaki öğrenciler artık sınıfını değiştiremez ancak başka bir sınıfa savaş açabilir. Eğer derecesi düşük olan sınıf, üst sınıfı yenerse bu iki sınıf dersliklerini değiştiriyorlar. Tabi ki derslikler de buna göre düzenlenmiş; en iyi sınıfta laptoplar, koltuk takımları varken en düşük sınıfta ise sıra yerine karton kutular kullanılmakta. Ana karakterimiz Yoshii de ilk sınavdan sonra en kötü sınıf olan F sınıfına düşer ve hikaye başlar.

4 Kasım 2011 Cuma

Ika-Musume ink-credible! {Bölüm 3 - 4}


Sanae'nin köpeği Aleksu, İkachanı çok kıskanır. Araları düzelsin diye yürüyüşe çıkarlar. Başlarına gelenler şu ana kadar en eğlenceli sahnelerden biriydi. Ama sonuçta bir şey değişmez.


Ika-chan sabah egzersiz yapan çocuklara rastlar. Çocukların yaptığı hareketler başlı başına çok komikti zaten. Bütün bir gün yaptıkları hareketleri hatırlamaya çalışır en sonunda ertesi sabah onlara katılmaya karar verir.

3 Kasım 2011 Perşembe

Ika-chan geri döndü!

Dünyayı ele geçirme planı!
Ika Musumeyi ilk sezonda çok sevmiştim. Bu sezonda da Nichijou'daki Yukko gibi sürekli ezilmeye ve başarısızlıklarına devam ediyor. İkinci sezon ilk iki bölüm çok muhteşem olmasa da yine fena değildi. En azından bileziklerinin ne işe yaradığını öğrenmiş olduk. Birkaç güzel sahne:
Chizuru nee-sama

2 Kasım 2011 Çarşamba

En Komik Nichijou anları {3}


Neden Mio'yu delirtmek için bu kadar çaba sarfediyorlar? Anlamıyorum?! Kişisel alıyorum bu durumu. Rahat bırakın kızı sinirlendirmeyin ya hu! Ayrıca çilekli pastanın çileği alınır mı ha? Alınır mı?!! Yapılır mı bu adilik?!

Mio ve ablasının olduğu bölümlerden bir tek bu aşağıdakileri kestim. Son bölümlerde olan anormal reçel hikayesini bıraktım. Mazui mazui mazui mazui!! Ama Mio'nun hayatının gözlerinin önünden bir film şeridi gibi geçmesini unutmuş değilim. Mazui mazui mazui mazui mazui!!!!

Aslında Mio'nun ablası ve Mai'nin bir araya geldiği bir sahne olmalıydı. İkisinin bir araya gelmesi nasıl bir sonuç ortaya çıkarırdı; anlaşırlar mıydı yoksa tam tersi mi olurdu kestiremiyorum? Belki mangada böyle bir olay geçmiştir.

Bütün anime boyunca Mio, Yukko'nun yaptığı her hataya her olumsuz sonuca "ama o salak, ondan..." diye bahane bulması... Yukko'nun tam anlamıyla salak olması o kadar salak olması ki yaptığı yanlışlıkları bile farkedememesi... Misal bir defasında Yukko yaptığı şakalara kimse gülmüyor diye aman Allah'ım çok derindi kimse anlamadı diye düşünmesi... Yukko'nun bakalığı ve şanssızlığı bu derecede.

Ders arası çizim oyunu - 6. Bölüm Taxi? Taxy?!




Nehir kenarında kamp - 6. Bölüm


27 Ekim 2011 Perşembe

En komik Nichijou anları {2}


Selamat malam. En komik Nichijou anlarından seçmelerle devam ediyorum. Yukarıdaki resmin olduğu sahneyi kesmedim ama çok komik bölümlerden biriydi. Mai'nin herkesin gözünde böyle bir imajı var sanırım.

Sınav kağıdını erkenden bitiren Maypeysu Mai - 4. Bölüm



Kakkoi Otoko - 5. Bölüm

22 Ekim 2011 Cumartesi

En komik Nichijou anları {1}

Selamat Pagi (Malayca İyi Günler demek),

Nichijou'yu çok yoğun bir çalışma dönemine denk geldiği için eş zamanlı seyredememiştim ama Borastus'un başımın etini yemesi ve ara ara kliplerini göstermesiyle (özellikle "doppio!" kısmından sonra) iyice merak edip işlerimi bitirip ilk fırsatta seyredip bitirdim.

İlk bölümlerde hem genel olarak uzun bir aradan sonra anime dünyasına hem de animenin akışına adapte olamadığımdan eh işte diyerek seyrediyordum derken 8. bölümden sonra ara vermeden seyretmeye başladım.

Yanlız seyrederken en çok farkedilen çeviride kaybolan anlam (Underwater - Commie release'i seyrettim). Aslında o kadar çok pun var ki ama anlamadığım için birçok espri havada kaldı gibi geliyor. Onları da anlasaydım herhalde gülmekten çatlardım.

Şimdi bu kadar hızlı bitirdiğime üzülüyorum ve dönüp dönüp en çok güldüğüm yerleri tekrar seyrediyorum. Bana göre en güzel olan yerleri kesip klipler halinde koyacağım. Bölümden parçalar kesince altyazılar acaip büyüdü nedense normalde böyle değil güzel bir releasedir.

6 Ocak 2009 Salı

Maria + Holic - Kız Liseleri & Seiyuu'ların yetenek sınırları


Maria+Holic ilk izlenim;

Kış 2009 animeleri yavaş yavaş çıkmaya başladı ben her zamanki gibi en kaliteli sub'ı beklerken henüz Akikan!'ı seyredemedim. Bu kötü raw'ların nedeni Maria+Holic'de olduğu gibi TV'de yayımlanmadan önce ilk bölümleri şirketlerin internet üzerinden sunması. "Pre-airing" denilen olay.. Neyse Maria+Holic'in kalitesi çok da kötü değildi o yüzden gg sub'ın versiyonunu indirdim. Ama Akikan! için hala daha kaliteli bir sub bekliyorum.

Daha önce de söylemiştim mangasını okurken ilk etapta konuyu sevmemiştim ama Hatenkou Yuugi'nin mangakası Endou Minari'nin elinden çıktığı için biraz daha sabredip animesine şans vermeye karar verdim.

Sonuç olarak şu kız lisesi ortamları hem aşırı nostaljik geldiğinden hem de üniformalarına bayıldığımdan ve seiyuu'ların muhteşemliğiyle ben bu seriyi seyredicem.
Tabii bizim kız lisemizde böyle güzeller güzeli gender-bender olayları yoktu :sob:sob: ya da böyle şirin üniformalarımız \(>o<)/. Bu animeyi seyretmemin en büyük nedeni Shidou Mariya'nın seiyuusu "Kobayashi Yuu" olacak. Birbirinden farklı iki ayrı tonlama ancak bu kadar güzel seslendirilebilirdi.
{En çok son sınıf sempailerin üniformalarını sevdim gömlek, yelek ve etek kombinasyonu süper olmuş}

Kedi kulaklı yurt başkanı-sensei ise yine seiyuusuyla gönlümü kazandı konuşma tarzına bayıldım. Sawashiro Miyuki ilk Kurenai'de dikkatimi çekmişti sonradan Hidamari Sketch'de Landlady (Ooya-san), Kannagi'de Tsugumi, Toshokan Sensou'da Shibasaki ve en son Letter Bee'de sulu gözlü Lag Seeing olarak gördükten sonra şimdi de "Goddo" yurt başkanı olarak Maria+Holic'de duydum (daha çok var aslında ama bunlar şimdi aklıma gelenler).

14 Aralık 2008 Pazar

Toradora! ~ Aptal Bikini, Mini-Kaplan'a karşı!! Hepsi sadece bir ejderha için..

Aniyoshi Toradora!'yı bir kaç bölümden geriden sunsa da bu benim işime geliyor çünkü romanı okuyup ondan sonra bölümü seyretmek istiyorum. Sonra aradaki 7 farkı buluyorum (^.^). Bu yazıyı Toradora!'yı mahvediyorlar kitapla aynı animeye uyarlamıyorlar diye sızlanmak için yazmıyorum bölüm 7 ve 8 bence gayet güzel uyarlanmıştı ve keyifle seyrettim ama havuz sahnesindeki kesintilerden dolayı biraz sinir oldum, Taiga o kadar simiti ve kolluğu tahta kılıcını gizlemek için takmıştı ve o kollukları fırlatıp kılıçla saldırmıştı Ami-chan'a.. sonra nerede Taiga'nın bir elinde tahta kılıçla o tahtanın üzerinde yüzmesi? Bütün erkeklerin Ami-chan'ın bikinisini yakalamak için havuza atlamaları?! Ami-chan'ın "stay away stay away bastards!!" diye onlara bağırması? Sonra Ryuuji'ye dönüp, "heh hee bakmak ister misin?" diye göz kırpması?!!(hasta manyak kız :P) Taiga'nın Ryuuji'nin boğulduğunu görünce bir yandan Ryuuji'yi taşıyıp bir yandan yüzme tahtasıyla yüzmeye çalışması, artık kramp giren ayağının acısına dayanamayıp son gücüyle Ryuuji'yi tahtanın üzerine koyup kendi boğulmaya başlaması.. Kesinlikle roman'daki en güzel bölümlerdendi.. yani okumayanlar için diyorum Taiga bu kadar şey yaptı Ryuuji için te hee (*.*)...

Bu neredeyse en kargaşalı sahneyi animeye uyarlarken kesilen diyalogları ve sahneleri sadece Taiga hayranlarına Tenori Taiga'yı daha fazla anlatmak için yazıyorum. Evet biliyorum çok uzun oldu.. Devamını Okuyun...'a tıkladıktan sonra ne demek istediğimi anlayacaksınız uzun derken... Ama animede seyrederken Ryuuji'nin aslında neler düşündüğü, havuzda neler düşünerek kavga ettiği doğal olarak animede tam olarak yoktu. Ryuuji ilk defa Taiga'ya sinirlendi, ilk defa kapris yaptı. Toradora! Light Novel Vol 03 Chapter 4-5 bazı kısımları animede tam gösterilmeyen veya benim sevdiğim anları Baka-Tsuki'nin ingilizce çevirisinden Türkçe'ye çevirdim. Biraz Spitz dinleyerek arada eşlik ederek oraya buraya bakınarak bir altı saat sürdü T_T. Belki Light Novel'a karşı biraz daha ilgi çekmiş olurum umuduyla yaptım biraz da...

Taiga ve Ami-chan arasındaki iddia'dan sonra derste, Ryuji yanlışlıkla gelen notu üzerinde 2-C sınıfındaki herkese yazdığı için açar.

"1. Takasu Kupası! Ami-chan Tenori Taiga'ya karşı. Kişi başına 500 yen iddia! Not: Bu notu aşağıdaki kişilerin dışında sınıftaki herkese gezdirin: Ami-chan, Tiger, Takasu ve Hakem Kushieda."
Ryuji notu okuduktan sonra bütün sınıfa muhteşem gözleriyle bakar. "Biraz fazla olmuyorlar mı? Kendilerini ilgilendirmiyor diye bunu bir şova çeviriyorlar!?" Not üzerinde bir sürü imza vardı. Kağıdın üzerine çizilmiş boydan bir çizgide bir taraf Ami-chan'a diğer taraf ise Tiger'a aitti. Herkes ismini Ami-chan'ın sırasına yazmıştı ve Taiga'nın tarafı tamamen boştu. Herkes kendi fikrini de yazmayı ihmal etmemişti;

"İddiaya girmeye ne gerek var ki?"
"Tabiiki Ami-chan yüzmeyi kazanacak! Tiger dibe çökücektir!"
"Eğer bu bir savaş alanı olsaydı, Tiger'a oyumu kullanırdım."
"Tiger'ın hiç şansı yok! Kazanan şimdiden belli!"
"Bu arada, iş bu duruma geldiğine göre, Takasu-kun kendisini birdenbire önemli bir karar vermek zorunda kalırken buluyor. Neden?"
"O sadece Ami-chan ve Tiger arasındaki politik çatışmada kurbanlık bir koyun."
"Yani bu Ami-chan onun hakkında ciddi değil mi demek oluyor?"
"Tabiiki değil! Ami-chan kazansa bile, büyük ihtimalle Takasu'yu villasına götürmemek için bir yol düşünecektir..."
"Bence Tiger ve Takasu ciddiler. Ami-chan'a gelince, sonunda benimle beraber olucak."
"Aptal mısın?"
"Tabi tabi. Ami-chan 'benim" karım!"
"Hepiniz istediğiniz kadar hayal kurabilirsiniz!"
"Ami-chan'ı ben alıcam, çok teşekkürler!"
"Çoook acıktım ne zaman yemek arası olacak?"
"Bu savaşa Ami-chan'ın kalbi için katılmak istiyorum, nereye yazılıcam?"
"Herlkeze: Ami-chan benim, çok üzgünüm çocuklar."
"'Herkese' mi yazmaya çalışıyorsun?"
"Haruta'ya: Daha 'herkes' bile yazmayı beceremiyorsun, bundan daha ne kadar aptal olabilirsin?"
"Haruta'ya: Sadece adam kayırmak için mi buradasın?"
{Sınıfta bu sessiz fırtına koparken herşeyden habersiz tek kişi Minorin göz kapaklarına göz şekli çizmiş horluyor..XD}
 Aşağıda kızların yazdıklarını da okuyunca iyice kafayı yiyen Ryuuji, Haruta'nın aptallığını düşünürken babasından aldığı korkunç bakışlarından bir tane daha sınıfa fırlatır.
 

"Takasu-kun korkutucu görünse de, aslında oldukça kararsız. Bu yüzden kullanılıyor (LOL)"
"Katılıyorum. Takasu-kun = Zavallı çocuk. (LOL)"
"Ona ne yaparsan yap, sadece ağzını kapatıp kabul ediyor. (LOL)"
"Öyle görünüyor ki, tasması Tiger tarafından oldukça sıkı bağlanmış. (LOL)"

Bu kadar da olmaz! dedi Ryuuji. Kızların bana bu kadar alttan baktığını bilmiyordum. Bütün yorumların sonundaki "LOL"ların Ryuuji'nin kalbine bıçak gibi saplandığından bahsetmeye bile gerek yok.

"Hepinize göstericem kim işe yaramazmış.." dedi Ryuuji ve kalın keçeli kalemini aldı ve büyük harflerle Taiga'nın kolonunun altına ismini yazdı ve üstüne 3000 yen'i de ekledi. Bu nasıl, ha?

Kaplan ve ejderhaların her zaman bir ekip olduğundan haberleri yok tabi!! Ayrıca Ryuuji'nin kendisi zaten süper bir yüzücüydü. Yeterli vakit olduğuna göre, eğer Taiga'ya özel bir eğitim verirse Ami karşısında büyük bir gelişme göstericeğine inanıyordu.

"Böylece, bu iddiadaki büyük kazanan ben olucam.." kendi kendine mırıldandıktan sonra daha da sinir bozucu bir şey yapması gerekiyordu, Taiga ile anlaşmak. Kağıdı güzelce uçak şeklinde katladı ve Taiga'ya fırlattı. Bu arada sınıftan biri sessizce nefesini tuttu! Taiga notu okuduktan sonra sadece,

"Demek öyle..." dedi.

Pembe dudakları bunu söylerken şeytanca kıvrıldı ve kırmızı diliyle dudaklarını yalarken vahşi bir hayvanın gülümsemesini ortaya çıkardı... Yüzü bile kanla dolmuştu, ve solgun boynu heyecanla titredi.

O sırada öğretmen tahtaya yazdığı soruyu cevaplayacak birini arıyordu. Taiga ayağa kalktı, rasyonellikten yoksun korkutucu bakışlarlar atan gözleri şimdi etçil bir hayvanın yırtıcı içgüdüleriyle dolmuştu. Vahşi bir şekilde her öğrenciyi taradı.

Öğretmen titreyerek hala Taiga'dan bir cevap almaya çalışıyordu. Tahtaya doğru sıraların arasında ilerledi. O kanlı gözler şimdi bütün sınıfı şiddetiyle dolduruyordu. "Eekk!" "Özür dilerim.." Merhamet dileyenlerin sesleri ortalıkta yankılandı. Gülümseyerek Ryuuji'nin sırasının yanından geçerken gözleri arkadaşlıklarını doğrularcasına birleşti. Ama bir sonraki saniyede ayağı bir sandalyeye takıldı ve eğer Ryuuji eteğinden yakalamasıydı neredeyse düşücekti. Ama Taiga gülümsemeye devam etti ve aldırış etmedi. Tahtaya doğru yürürken bir kez daha ayağı takıldı ve aynı gülümsemeyle tekrar doğruldu... "Böyle bir durumda bile sakarlığını asla unutmuyor," diye düşündü Ryuuji. (Bayılıyorum Taiga'nın bu anlarını okumaya!! XD)
Bu muhteşem an böyle sona ererken Ryuuji ve Taiga havuzda yüzme çalışması sırasında Taiga'yı ellerinden tutarak havuzda ayaklarını çırpmayı öğretmeye çalışır. Birden nasıl annesinin kendisine bisiklet kullanmayı öğretirken onun haberi olmadan ellerini bıraktığını ve kendi başına sürmeyi öğrendiğini hatırlayıp aynı şeyi Taiga'ya yapmaya karar verir. Taiga anında dibe batmaya başlar. Taiga birden öksürerek kafasını çıkarır "Burası da neresi?? Ben kimim!!! Sen kimsin..." Ryuuji, "Harika şimdi de hafızasını kaybetti!" derken, Taiga Ryuuji'ye "hain elini bıraktın di mi?!!!" diye su atmaya başlar.. Ryuuji kendi kendine, "Çok şükür hafızası geldi," derin bir solur alır ama birden, "Bir dk.!! Sen suyun üzerinde duruyorsun!!" "Haa? Ne?! Olamaz!!" Diğer bir deyişle Taiga havuzun ortasında hiç bir yere tutunmadan duruyordur.
"Vauv! Harika! Yüzebiliyorum!", "Evet bunu kazanabiliriz!" Tam "çak" yapıcakken... "..Neden olduğunu anlamak için bir dahi olmaya gerek yok..." bulu bulu bulu bulu... Poseidon gibi suyun yüzüne çıkan Minorin, Taiga'nın arkasında belirdi. Tek koluyla Taiga'yı taşıyordu.

"Bu Takasu-kun'un suya düşürdüğü kara-sakarı Taiga mı..? Yoksa bu kara-sakarı Taiga...?" Öyle görünüyor ki Minorin bir süredir Taiga'yı suyun altında destekliyordu. Minori Taiga'yı Ryuuji'ye doğru itti ve ağzından baloncuklar çıkararak Poseidon gibi suya tekrar geri döndü ve yüzdü.

Onlar havuzun kenarına dönerken, diğerleri tekrar mırıldanmaya başladı, "Bu gidişle başaramayacak.." "Kazanmasına ihtimal yok.." "Yüzmek asla Tiger'ın özelliği değildi zaten.." "Denizkızı Ami-chan'la kıyaslanamaz bile.." (Neden Ryuuji ve Taiga'nın bu kadar sinirlendiğini anlayabiliyor musunuz?)

Muhteşem Havuz Kavgası...


 

"Yarın hava nasıl olucak?"
"Yağmur yağacak gibi görünüyor ve havuz kapalı olucak."
İkisi de ağızlarını rüyadaymışcasına kapadı ve karanlık gökyüzüne bakarak yüzen simite tutundular.

"Sanırım... böylesi.. daha iyi.." Taiga oldukça yorgun görünüyordu. Ryuuji ne demek istediğini çok iyi anladı.

"Öyle söyleme. Kitamura senin için oyunu kullandı!! Bunu duyduğun için mutlu olmalısın değil mi?"

Taiga'yı motive etmek için bu yolla, Ryuuji tek "kıvılcımı" kullandı, Taiga'nın gözlerindeki hırs ateşini yakabilmeyi umarak...

"Umm.."

"Umm da ne şimdi?"

Taiga dalgın bir şekilde suya bakıyordu. Ryuuji, "Buraya gelmek için o kadar sıkıntı çektik. Kitamura bile bizi destekliyor. Böyle davranman yanlış değil mi?" dedi.

Taiga cevap vermedi onun yerine gözlerini kapadı, Ryuuji, "artık kazanmakla ilgilenmiyor mu?!" diye düşündü. Farkına bile varmadan Ryuuji sinirlendi. Ami'nin daha önce söylediğini hatırladı; "Üzgünüm ama bunu ciddi bir şekilde kazanmayı düşünüyorum. Ve kazandığımda da yaz tatilini Takasu-kun'la beraber geçirebilmeyi gerçekten istiyorum."

Birden bire Taiga'nın kaybetme ihtimalini düşündü. Şu halde, zaten şimdiden kaybetmiş görünüyor! Zaten bir kara-sakarı olmanın doğal dezavantaji, Kitamura'nın onu benim için bu kadar çabaladığını görmesini istememesi diğer sebeplerdi. Belki de Taiga kazanmak istemiyordu, ama birdenbire onların tuzağına düşmüştü. Böyle giderse, diye düşündü Ryuuji, Taiga gerçekten kaybedebilir. Eğer gerçekten kaybederse, o zaman ben...

Birden bire yağmur yağmaya başladı ve büyük şemsiyelerin altına sığındılar onlardan başka herkes gitmişti.

Yağmur yağarken yemeklerini yiyorlardı. "Herkes yağmurun dinmesini beklemek yerine eve gitmiş gibi görünüyor." dedi Taiga. "Bu onların sorunu. Yağmur biter bitmez, havuzun akıntısız kısmına gidip çalışalım."

"Eğer üşütürsen bu herşeyin sonu olur, yemeğimiz bitince eve gidelim tamam mı?" diye önerdi Ryuuji, sadece Taiga'nın yorgun yüzünü düşünerek bunu söylemişti.

"Şimdiden eve mi gidelim? Ama yeterli çalışmadık."

"Eve gitmeyelim mi? Ama hava soğuyor. Devam etmek istediğine emin misin? Ben de devam etmeni isterim ama.."

"Evet, devam edicez. Soğuk olsa da.. Tereddütlü olsam da.. bir çok şey hakkında.. Ama yine de elimden gelenin en iyisini yapmak istiyorum." Ryuuji, "Gerçekten ne düşündüğünü anlamak çok zor," diye düşünürken birden, "işte bu! belki de biraz önce Kitamura ile ilgili söylediğim şeyden dolayı çalışmaya karar verdi!" dedi kendi kendine.

"Haklısın. Kitamura bu biletleri bize verdiğine göre, onun bize olan desteği anlamına geliyor. Eğer böyle ziyan edersek yazdık olur."

Taiga'nın gözlerini yukarı kaldırdı,

"Sebep bu değil! Hayır, değil. Bu kadar çabalıyorum çünkü... buna devam etmeye karar verdim çünkü.. Neyse, unut gitsin! senin gibi aptal bir köpeğe açıklamaya çalışmanın bir yararı yok ne de olsa!"

"Bu da ne demek şimdi?"

"Hiç bir şey!"

Ryuuji'nin Taiga'nın neden bu kadar sinirlendiği hakkında hiç bir fikri yoktu.

"Ben... bununla ilgili kararsız hissediyorum, anlıyor musun? Çünkü.. eğer böyle bir şey için bu kadar çabalarsam Kitamura-kun muhtemelen yine ilişkimizi yanlış anlayacak! Ama, ama.. Çabalamak istiyorum, İstiyorum!! Çünkü.. çünkü sen.."

Ryuuji ve Taiga'nın gözleri birleşti (no no kissing scene I'm sorry :PPP). Taiga'nın gözleri güçlü bir şekilde bakıyordu. Normalde Ryuuji bu bakışı anında kabul edecekti. Taiga ne derse desin, ne düşünürse düşünsün, her zaman onu nasıl daha iyi hissettireceğini düşünüyor olurdu. Ryuuji'nin Taiga'yı şımartma derecesi neredeyse acınası bir durumdaydı. Çünkü Ryuuji başından beri umutsuz bir şekilde iyi biriydi. Bazen Taiga'yı yemek masasını paylaştığı biri, bir kardeş olarak veya savaşta bir müttefik olarak davranırdı ve Taiga'nın aşırı sakarlığı ve kendisini ifade etmedeki yeteneksizliğini gayet iyi bilirdi.

Ama şu an, o bakışla yüzleşemiyordu...

"Seninle hiç bir ilgisi yok!" Taiga bunu dedikten sonra, her zamanki gibi yüzünü çevirdi ve soğuk bir şekilde Ryuuji'ye baktı. Ryuuji daha da sinirlenmişti. Nedenini kendisi de bilmiyordu. Çünkü hava daha da soğumaya başlamıştı? Yoksa yorgundu diye mi? Belki de yemekleri lezzetsizdi? Yoksa o notta yazan utanmaz yorumlar mı gururunu incitmişti?



Ya da sebep çok daha basit olabilir miydi? Taiga'ya her zaman iyi davranırdı, ama HER SEFERİNDE Taiga, "Ryuuji'nin benimle hiç bir ilgisi yok!" derdi.

"Ah.. Şimdi anladım! Boşver o zaman! Çalışmayı bırakalım.. nasılsa senin umrunda değil!"

Belki de bu duyguların hepsi Ryuuji'nin kalbinde zaten gömülü olduğu içindi.

Ryuuji'nin kaskatı sesini duyan, Taiga'nın gözlerindeki enerji değişti,

"Bu da ne demek oluyor? Kim demiş umrumda değil? Çalışmak istediğimi söylemedim mi? Eve gitmek istemiyorum devam etmek istiyorum demedim mi?"

"Kendini zorlama artık, nasılsa umrunda değil değil mi? Eğer öyleyse yarınki yarışı neden iptal etmiyorsun? Bu kadar çabalamanın anlamı ne? Ayrıca, Kitamura'ya beni hiç takmadığını da ispat etmiş olursun! Ben Ami'ye gidip onu gelmesini istemediğimi söylerim. Kushieda da gelmez zaten, eminim böylece mutlu olursun? Hiç bir şey hakkında endişelenmene de gerek kalmayacak, ne kadar güzel değil mi? Yaz boyunca her zaman marketten paket yemek setlerinden alabilirsin, veya Çin lokantasından sipariş verebilirsin!"

Taiga Ryuuji'ye gözleri öfkeyle dolu bir şekilde baktı,

"...Şunu bir daha söyle?"

"Ne dediysem aynen onu demek istedim! Çalışmana gerek yok, ve yarışmak zorunda da değilsin! Mutlu musun şimdi?! Kitamura da villaya gitmeyecek, ve sen de yemeklerini hallettikten sonra geriye düşünecek bir şey kalmıyor?! Benim kiminle nereye gittiğime ne karışmaya ne de engellemeye hiç bir hakkın yok!" (Ryuuji kendini aştı bu noktada...)

"Evet.. evet, haklısın!"

Taiga'nın kansız dudaklarından soğuk bir kahkaha çıktı,

"Yani şimdi gerçek rengini gösteriyorsun öyle mi? Eğer daha önce farketseydim, bir aptal gibi böyle acı çekmek zorunda kalmayacaktım!"

"Bu da ne demek şimdi?! Kendi rengimi göstermek?"

"Aslında gitmek istedin değil mi? Kawashima Ami'nin villasına? Güldürme beni! Aslında yazı şirin kızlarla geçirmek istiyorsun, değil mi? Eğer yaz tatilini benimle geçirirsen mahvolacağından bu anlaşılabilir tabii! Eğer bu kadar çok gitmek istiyorduysan, en başından söyleyebilirdin?! Yoksa.. Oh anladım! Beni kullanıyordun değil mi? Kendi kendine söylersen kötü hissedeceğin için, beni bir bahane olarak kullanmaya karar verdin, ve bir de 'Oh, aslında gitmek istemiyorum ama başka seçeneğim yok!' Aptal mısın?"

"Sen..."

Nasıl bu hale geldi?! Ryuuji'nin aklı öfkeden kör olmuştu. Neden hergün hava durumunu kontrol ettim? Neden sen suya tekmeler atacaksın diye vaktimi seni çalıştırmak için geçirdim? Buraya niye seninle geldim.. Ve bu küçük kızın böyle bir söylemeye cesareti var?! Kör mü oldun?


"Ne düşündüğünü GERÇEKTEN anlamıyorum!"

"O asıl benim söyleyeceğim şey!" Taiga kükredi, ama Ryuuji ne demek istediğini anlamadı. Bu sadece onu daha da sinirlendirdi ve devam etti,


"Her zaman böylesin! Herzaman! Benim umrunda olmadığını söyleyip, ama aslında, hemen kendi kendine varsayımlara atlayıp benim hatalı olduğumu sayıyorsun! Niye hep böyle olmalısın sanki? Ne yani Kawashima bana sarıldıysa?! Niye ben senin çirkin sözlerine katlanmak zorundayım?!" (Kawashima Ami'nin 5. bölüm sonundaki Ryuuji'yle olan sahnesinden bahsediyor.)

"Bundan bahsetmek zorunda mıydın şimdi?!"

Taiga öfkeden delirip masayı devirdi. Şemsiyeyi alıp Ryuuji'ye fırlattı.

"Neden?! Bana nedenini söyle? Neden anlayamıyorsun? Ben asla o olaya sinirlenmedim! Başından beri bunu söylemiyor muyum? Sadece biraz kızgın hissettim..."

Pat! Taiga yumruğunu göğsünün üzerine vurdu. Sesi kısılmaya başlamıştı.

"...benim ne düşündüğümü bildiklerini sanan insanlara sinirlendim. Hepsi bu! Benim Ryuuji'ye sinirlenmem de ne demek böyle?! Ryuuji bana ait demek isteyen bende ne var?! Bu da ne demek?! Ne anlıyorsun ki zaten? Kim benim Ryuuji'yi nasıl gördüğümü nasıl anlayabilir? Her kim anlayabilir ki? Bunu hiç kimseye söylemedim! Ben bile anlamıyorum!"

Ryuuji sadece Taiga'nın dediklerinin yarısını duydu. Taiga'nın ona fırlattığı şemsiyeden kaçarken çocuk havuzuna düşmüştü.

"Öhö, öhö.. Ne.. dedin biraz önce?!"

"Bırakıyorum dedim! Canın nereye istiyorsa gidebilirsin!"

Ryuuji, Taiga değişme odasına gözlerini ovalayıp koşarken arkasından baktı.

"Canın isterse, moron!" Böyle söylemesine rağmen, Ryuuji yine de Taiga'nın sakarca ayağının takılıp düşmesini umdu, ve önemli bir şeyi kaybetmesini ve gelip yardımını istemesini.. Bir iç çekip, "Seni aptal!" diyip herşeyin normale dönmesini umdu..

Sabah Ryuuji, Taiga'ya obento'sunu verirken,

"Yağmur yağıyor, umarım hava düzelir.." Taiga bir anlığına Ryuuji'ye baktı. Ryuuji, "Eğer düzelirse.. benim için yarışmada yüzeceksin değil mi?" dedi. Huh? Bunu söyledikten sonra başını eğdi şaşkınlıkla. Gerçekten Taiga'nın yarışmasını istiyor muyum? Nasılsa çoktan söylediğime göre... Ama, neden? Çünkü Kawashima ile villasına gitmek istemediğim için mi? Ama en başından reddetseydim daha kolay olmaz mıydı? O zaman sorun bir kerede çözülmüş olacaktı. Beni zorlayamazdı ki. Bunu söylememe rağmen, hayır diyemedim. Neden? Neden sadece reddetmedim, ama onun yerine Taiga'nın onu yenmesini istedim? Çünkü kimse bana sormadan sürüklemiş oldu diye mi? Kimse bana hayır deme şansını vermedi diye mi? Bu yüzden mi bunu bir bahane olarak kullandım ve ne düşündüğümü sormadı ve beni bu duruma zorla dedim? Ben aslında ne düşünüyorum bunun hakkında? 



Sonunda yarış başladığında ve Taiga kesinlikle Ryuuji'yi asla affetmeyeceğini söylemesine rağmen yarış yerine muhteşem ekipmanıyla gelir ve yerini alır. O kadar simidin altına sakladığı tahta kılıcıyla Ami'nin bikinisini alıp havuzun diğer köşesine fırlatır. Bütün erkekler havuza atlayıp Ami-chan'ın bikinisini yakalamaya çalışırken. Ryuuji, Taiga'nın ayağına kramp girdiğini farkedip havuza atlar. Kargaşa da kafasına yediği bir tekmeyle :p bilincini kaybedip boğulurken Taiga farkeder.

Ryuuji dibe doğru batarken son gördüğü şey Taiga kocaman yuvarlak gözleriyle ona bakarak kocaman çırpınışlarla etrafında döndüğüydü. Nefesini kaybederken, Taiga'nın sesi daha da uzaklaşmaya başlamıştı.. Ya da hayır, tekrar nefes alabiliyordu. Hareketsiz bedeninin zorla kaldırıldığını hissetti ve yüzme tahtasına konulduğunu. Taiga, "Yardım edin! Kahretsin," diye öksürerek bağırıyordu. Ryuuji'yi tutan küçük el güvenilir göründü, ama kolu tamamen hissizleşmişti ve görüşü gittikçe gidiyordu. Beyin sarsıntısı dedikleri şey bu mu diye düşündü. Sadece ona sarılan ele güvenebildi, başını bile kaldıramadı. Ryuuji tahtanın üzerinden tekrar suya kaydı ve soğuk havuz suyunu yuttu... Boğulmak üzereyken, küçük bir el onu boynundan yakaladı ve çenesinin altından sarıldı. Yavaşça ilerlediğini hissetti. Göz kapaklarını biraz açabildiğinde gördüğü sahne inanılmazdı.. ilk gördüğü şey..

"ühü.." Taiga ağlıyordu. Ama buna rağmen, Ryuuji'nin boynunu bırakmayacaktı. Kendisi batıcak bile olsa, yine de bitiş noktasına doğru zorla ilerleyen tahtasına çaresizce sarıldı. Bu noktaya gelmesine rağmen hala teslim olmayı kabul etmiyordu. Bir çocuk gibi ağlamasına rağmen yine de savaşmadan bırakmayacaktı.

Ama yine de arkalarında bir yunus gibi hızla ilerleyen bir şey vardı. Biri, "Niye Takasu, tiger'la yarışıyor?!" diye bağırdı. "Oha! Ami-chan yetişti!" "Takasu, seni..!" "Hadi, Ami-chan!"

Kim ne derse desin, Ryuuji, sadece yarı baygın bir şekilde cevap veremedi. Yunusun onları geçtiğini biliyordu. Ami sakarca ilerlemeye çalışan tahtayı kolaylıkla geçmişti. "Bitiş noktası! Adalet kazandı!!!" Ami bir şeyler söylemişti sanki.. Ami bunları söylerken aynı anda, tahtaya tutunan küçük el kavrayışını kaybetti. Alkışlar tam susmuşkan tekrar başladı. Biri, "Takasu ve tiger boğuluyor mu?" dedi.

Evet.

Boğuluyoruz.

Veya doğruyu söylemek gerekirse... bileği öncekinden daha da çok acıyan Taiga gücünün kalan son gramını da kullanarak Ryuuji'yi tahtanın üzerine yerleştirmiş dibe doğru batıyordu.

"OLAMAZ?!" Ami bağırdı. Muscle Kuro (Beden E. öğretmenleri) suya daldı ve krizi önledi.

Taiga acıyla öksürüyordu, yanında Ryuuji hala yarı baygın bir şekilde yatıyordu.

"Takasu iyi mi?"

"Hala nefes alıyor!"

"İyi, onu kliniğe taşıyalım!"

Hayır, Ben iyiyim.. Ciğerlerim nihayet biraz temiz oksijen çekti, bulanık aklım yerine geliyor. Ryuuji dirseğini kaldırıp bunları söylemek istedi...

"ONA DOKUNMAYIN!!!"

Hafifçe açılan gözleriyle, beklemediği bir şey gördü - Taiga gözleri kıpkırmızı saçları havaya kalkmış Ryuuji'nin üstünde tehdit eden bir kaplan gibi duruyordu.

"Aptallar, aptallar, aptallar! HEPİNİZ APTALSINIZ!!! Neden farketmediniz? Neden kimse yardıma gelmedi? Yaklaşmayın aptallar! aptallar! APTALLAR!!! Defolun!! Nefret ediyorum sizden!! Gidin, Defolun!! DEFOLUN MORONLAR!!!"

Öfkeden gözü dönmüştü. Kasları Muscle Kuro'nun kaslarıyla kıyaslanamasa da, Muscle Kuro geri çekilmişti, kaplan olarak bilinen kızın öfkeden gözü dönmüştü.

"AAARRRGGGGGGHHHHHH!!!!" vahşi bir hayvan gibi sinirli bir kükremeden sonra ağlayarak bağırdı,

"RYUUJI BENİM!!!! KİMSE ONA DOKUNMASIN!!!!!"

2-C sınıfının öğrencileri sessizliğe gömüldü. "...Hmmm..? Eh...?" Taiga söylediğinin ne anlama geldiğini sonunda farketti...

Bırakın biraz daha böyle kalayım! Ryuuji düşünmekten vazgeçti ve bütün düşüncelerini atarak gözlerini sıkıca kapadı. Ama Ryuuji tamamen baygın taklidi yapamadı, çünkü gülümsüyordu. Mutluyum, diye düşündü.

Taiga'nın öyle bağırdığını duyduğum için çok mutluyum. Ve.. evet, her zaman mutluydum... İster Taiga elimi tutarken ister arkama saklanırken... Ve ya benim Ami'nin villasına gitmemi istemezken.. veya yağmur yağsa bile çalışıcam derken... Ami bana sarılırken gördüğünde sinirlendiğinde de.. Şimdiye kadar farkına varamamış olsam da, herşeyden daha da mutluluk vericiydi. Taiga umrunda olmadığını söylediğinde çok sinirlendim ve kavga ettim. Ama şimdi, sonunda gülümseyebilirim. Mutlu olmalısın demiştin değil mi Taiga? Mutluyum.. Başından beri, her zaman...

(aaawww >______<......... sanıyorsunuz ki Ryuuji anladı Taiga'yı sevdiğini??? Hayır tabiiki.. o zaman kitap biter :P) Ryuuji, Taiga'ya bağırdığında haksız mıydı? Haklıydı bence ama annesinin de dediği gibi Taiga böyle biri, düşündüğünün tersini söylüyor. Havuzun kenarına geldiğinde, "Buraya senin için değil o aptal chihuahua'nın aptal bikinisine sinir olduğum için geldim!" diye bağırabiliyor. Vol 03'le Taiga'yı, Toradora'yı, Ryuuji'yi bir kez daha sevdim. Bu seri neden en iyi Romantik-Komedi dalında ödül almış daha iyi anlıyorum. Bu arada, Inko-chan'ın acı hikayesi de anime'de atlandı. Taiga, Ami'yi Ryuuji'nin üstünde gördükten sonra Inko-chan'ın kafesine eğilip saatlerce zavallı hayvana o muhteşem bakışlarıyla baktı, yemek yedi, konuştu (neler söyledi Allah bilir... XD).. Sonunda zavallı Inko-chan kalan son tüylerini de dökerek psikolojik şokla bayıldı. Ryuuji ve Taiga aceleyle Inko-chan'ı veterinere götürüp bir de orada bir saat kavga ettiler. Bu kadar kargaşayı animeye aktarmak zordur gerçi ama insan görmek istiyor. Minorin'in Poseidon sahnesini bekledim en azından.. Tenori Taiga bir numara yine de (>___<)!!
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Kategoriler

Anime (103) shounen (58) Komedi (33) Manga (29) dram (28) aksiyon (26) Slice of Life (23) doğaüstü (18) Bleach (16) Haber (16) shoujo (16) düşlem (13) gizem (13) Nichijou (11) Seinen (10) macera (10) korku (9) Kyoto Animation (8) Zombie Loan (8) Light Novel (7) Müzik (7) OST (7) bilim kurgu (6) kış 2012 (5) Binchou-tan (4) Harem (4) Kyou Kara Maoh (4) Natsume Yuujinchou (4) ToraDora (4) froth-bite (4) mecha (4) Ecchi (3) Puella Magi Madoka Magica (3) Shakugan no Shana II (3) Tarihi (3) hayao miyazaki (3) mahou shoujo (3) Baka to Test (2) Danshi Koukousei no Nichijou (2) Fangirling (2) Ika Musume (2) Kurenai (2) Kurogane no Linebarrel (2) Maria+Holic (2) OVA (2) Shugo Chara (2) Skip Beat (2) Takvim (2) Tegami Bachi (2) Toshokan Sensou (2) bishounen (2) ef - a tale of memories (2) isao takahata (2) psikolojik (2) rinne no lagrange (2) studio ghibli (2) AAA (1) Adarushan no Hanayome (1) Akagami no Shirayuki Hime (1) Akikan (1) Akuma to Dolce (1) Allison to Lillia (1) Anket (1) Ashita no Yoichi (1) Azumanga Daioh (1) Baby Princess (1) Birdy the Mighty (1) Bokura Wa Itsumo (1) Chi's Sweet Home (1) Double Arts (1) Eensy Weensy Monster (1) Freedom (1) Fullmetal Alchemist (1) Genji Monogatari Sennenki (1) Genshiken (1) Gosick (1) Hakushaku to Yousei (1) Hana to Akuma (1) Hetalia Axis Powers (1) Hidamari Sketch (1) Honey Hunt (1) Hoshi wa Utau (1) Inuyasha (1) Itazura na Kiss (1) Junk Town (1) Kamisama Dolls (1) Kemono no Souja Erin (1) Kigeki (1) Kiniro no Corda (1) Koibana Koiseyo Hanabi (1) Konnichiwa Anne (1) Koukaku no Regios (1) Kurokami (1) Kuroshitsuji (1) Kyou Koi wo Hajimemasu (1) Kyousogiga (1) Last Exile (1) Lovely Complex (1) Mahou Tsukai ni Taisetsu na Koto - Natsu no Sora (1) Maria-sama ga Miteru (1) Muv-Luv (1) Nodame Cantabile (1) Number (1) Nurarihyon no Mago (1) OAV (1) ONA (1) Otoyomegatari (1) Planetes (1) Psyren (1) RideBack (1) Romantik (1) Sangatsu no Lion (1) Sekai Meisaku Gekijou (1) Sekirei (1) Shout (1) Shuhei Kita (1) Sket Dance (1) Soul Eater (1) Sousei no Aquarion (1) Special A (1) Stranger - Mukou Hadan (1) Viper's Creed (1) Wallpaper (1) White Album (1) Z-Mazinger (1) Zettai Heiwa Daisakusen (1) a channel (1) ame to shoujo to watashi no tegami (1) anemone (1) aniplex (1) another (1) arete hime (1) askeri (1) detective conan (1) figür (1) flcl (1) fruits basket (1) fumiko no kokuhaku (1) fushigi yuugi (1) gainax (1) ghibli müzesi (1) goro miyazaki (1) hiiro no kakera (1) iblard jikan (1) inoue naohisa (1) inu x boku SS (1) japonya (1) josei (1) kill me baby (1) koisento (1) lucky star (1) mashiro no oto (1) mimi wo sumaseba (1) monster (1) neon genesis evangelion (1) out of sight (1) oyun (1) recorder to randoseru (1) sayonara zetsubou sensei (1) seiyuu (1) shaft (1) shitsuren chocolatier (1) sinema (1) smut (1) sora no woto (1) the pillows (1) tokyo (1) tokyo marble chocolate (1) un-go (1) vinland saga (1) watashi ni xx shinasai (1) yamanade (1) yuki kajiura (1) zero no tsukaima (1)