Bölümler;
01. eve
Asou Renji; "Hep bir gün bana özel olduğumu gösterecek bir olayın meydana geleceğini düşündüm. Bir gün, bir yeteneğim olduğunu ispat edecek bir şeyi bulacağımı. Uzun zaman önce, hayalimde, bir şövalye olarak kendimi gördüm, sayısız güçlüklere göğüs gererek prensesi koruyan. Artık bunun olması için çok geç. Ne yapmalıyım?" "Orası gerçekten hoşlandığım bir yerdi. Hiç kimsenin gelmediği sessiz ve terkedilmiş tren istasyonu huzurla okumak için kusursuz yer. Ama bugün başka biri vardı."Renji terk edilmiş tren istasyonunda bankta oturan bir kız görür ve ona buraya hiç tren gelmediğini söyler. Kız şaşkın bir şekilde bakar. Renji de daha fazla konuşmadan geri döner. "Bu onu gördüğüm ilk seferdi. 45 saniye bile sürmeyen tesadüfi bir karşılaşma."
Hiro mangasına biraz malzeme bulmak için dışarda gezintiye çıkar. Bu sırada Kei mesaj atarak Merry Christmas der ve partiyi unutmamasını söyler.
Kyosuke Christmas gecesi insanları kameraya kaydederken koşarak geçen Kei'yi görür ve kameraya almaya çalışır.
Kei, Mizuki'nin yanına elinde yiyeceklerle döner ve Hiro'nun hala gelmemiş olduğunu farkeder. Mizuki Hiro'nun ne kadar garip olduğundan bahsetmeye başlar, "Sanki mangasını son anda yetiştirmeye çalışan mangakalar gibi garip," olduğunu söyler. Kei biraz panikler. (Çünkü Hiro mangaka olduğunu kimsenin bilmesini istemiyor ve takma bir isimle mangalarını yayımlıyor.) Chihiro, Kei'ye mesaj gönderir; "Merry Christmas Onee-chan".
Hiro fotoğraf çekmek için kiliseye gelir ve Yuko ile karşılaşır.
Yuko; "Ne yazık ki, hizmet saatimiz sona erdi."
Hiro, "Ben bir inanan değilim. Sadece malzeme toplamaya gelmiştim. Siz kimsiniz?"
Yuko; "Tanışmam gereken biri var."
Hiro kiliseden çıkmış tam bisikletine binecekken, önünden hızla bir motorsiklet geçer ve Miyako geçenin hırsız olduğunu ve onun çantasını çaldığını hırsızı takip etmek için bisikleti alacağını söyler ve bisiklete binerek hızla uzaklaşır. Hiro çaresiz bisikletin peşinden koşmaya başlar. Bu sırada Kei arar ve nerede kaldığını sorar Hiro bir yandan koşarken meşgul olduğunu ve sonra arayacağını söyler. Kei çok sinirlenir. Miyako bisikletle bir yere çarpıp yere düşmüş ve bisiklet kırılmış bir haldeyken Hiro yetişir. Miyako baygın yerde yatıyordur. Birden kendine gelir ve tekrar hırsızın peşinden koşmaya başlar. Hiro biraz önce baygın olduğundan adını bile bilmediği kız için endişelenerek tekrar peşinden koşmaya başlar. Sonunda Miyako pes ederek bir parkta otururlar. Dolaşırlarken birden kar yağmaya başlar ve Miyako Beyaz bir Christmas'da yalnız olmamanın güzel olduğunu söyler. İsimlerini söylerler; Miyamura Miyako; Hirono Hiro.
"Hımm Hirohiro?" der Miyako Hiro da sen kendi ismine bak, "Miyamiya". :p Miyako evinde kimse olmadığını ve anahtarının da çalınan çantasında olduğunu söyler. Hiro, "yani benim peşimi bırakmayacaksın, değil mi?" der çaresiz bir şekilde. Miyako, "Zaten şu bu noktaya kadar geldiğimize göre, bütün yolu tamamlayabiliriz! (gibi çevirebildim)"
Note: Bir Japon atasözüymüş şu anlama geliyormuş; eğer zaten yanlış bir yola girdiysen, sonuna kadar gitmelisin.
Ertesi gün...
Asou Renji, Gelecekle ilgili amacınız nedir konulu incelemeyi düşünüyordur. "Bir çocukkenki kurduğum gelecek hayellerinin aksine, somut bir yol üzerine karar vermem gerektiği söylendi. 'Prensesi felaketlerden korumak için savaşan bir prens olmak istiyorum.' Böyle bir şey yazacak yaşı çoktan geçtim." Kiliseye Himura'nın yanına gider ve yetişkin birinin tavsiyesini almak istediğini söyler.
Himura Yu, "Ne yazık ki, ben papaz değilim."
Renji, "Ama her zaman burada olduğun için, insanlar sana danışmaya gelecektir."
"Ben sadece birini bekliyorum. Nelerden hoşlanıyorsun?"
"Okumayı seviyorum, sanırım."
"O halde bir sanat okuluna git ve kendi romanını yaz."
"Ama sadece hoşlandığın şeye dayanarak bir kariyere karar vermek kötü bir fikir değil mi?"
"Nefret edeceğin bir şey yapmaktansa çok daha iyi bir fikir. Bu senin için bir yetişkinin fikriydi."
Chihiro yine ıssız tren istasyonundaki bankta kucağında günlüğüyle oturmaktadır. Renji'yi görür. Renji selam verir ve sıkıntı mı veriyorum diye sorar. Chihiro, "hayır.... garip bir şey sorabilir miyim? Daha önce tanıştık mı?" "Evet" Biraz konuştuktan sonra Chihiro ismini söyleyerek kendisini tanıtır. Renji de kendisini tanıttıktan sonra Chihiro'nun okuldan hemen çıkıp nasıl buraya kendisinden önce geldiğini sorar. Chihiro okula gitmediğini söyler. Sonra Renji'nin oraya her gün geldiğini ve onu rahatsız edeceğini düşünerek gitmek istediğini söyler. Renji de hayır ben seni rahatsız ediyorum ben gidiyim der. Bu şekilde tartışırlarken ikisi de ayını şekilde düşündüklerini farkederek gülmeye başlarlar. Chihiro tekrar gelip gelemeyeceğini sorar. renji, "Mochiron, tabiiki, Görüşmek üzere" der.
Ertesi gün...
Renji koşarak istasyona gelir. Chihiro her zamanki gibi bankta gök yüzünü seyrediyordur. Renji'nin sorularını biraz garip yanıtlar verir. Renji iyi olup olmadığını sorar dünden daha farklı göründüğünü söyler. Chihiro, "Acaba siz Asou'san mısınız?" Renji şaşırarak evet der. Chihiro Renji'nin "Görüşmek üzere" dediğini hatırlar ve renji'ye sarılarak ağlamaya başlar (Renji görüşürüz dediği ve geldiği için mutlu olmuştur).
Biraz sohbet ettikten sonra Chihiro, "Asou-san sizden bir şey rica edebilir miyim?" der. "Benim arkadaşım olmak ister misiniz?" "İstemez misiniz?:-s"
Renji, "Tabiiki isterim! Sen de benim arkadaşım olur musun?"
Mata ne..
Chihiro günlüğüne, "Asou-san dün, "yarın görüşürüz" sözü verdi ve bugün beni görmeye geldi. Ve bugün de yarın beni görmeye geleceğine söz verdi. Hatta benim gibi biriyle arkadaş olacağını söyledi...." yazmak ister ama ağlamaya başlar.
02. upon a time
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder